KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/4829 E., 2008/6090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.09.2005 gününde verilen dilekçe ile yaylaya müdahalenin önlenmesi istenmesi bozma ilamına uyularak üzerine yapılan duruşma sonunda; dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde, yetkili ve görevli Göle/Ardahan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair verilen 31.01.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı köy vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı köy vekili 27.09.2005 tarihli dilekçesiyle 35 numaralı Toprak Tevzi Komisyonunun 07.03.1963 gün ve 281 sayılı tahsis kararı ve kadim hakka dayanıp, davalı köyün başlayan kadastro çalışmalarını bahane ederek davacı köyün merasından faydalanmasına engel olmasının önlenmesini ve meranın davacı köye aidiyetine karar verilmesini istemiştir.
Davalı köy muhtarlığı öncelikle taşınmazın Ardahan İli Göle İlçesi sınırları içersinde bulunduğu nedeniyle HUMK.nun 13. maddesi gereğince davanın yetki yönünden ve ayrıca esastan reddini savunmuştur.
Yargılama sırasında dava konusu taşınmaz Ardahan İli, Göle İlçesinde 31.05.2006 tarihinde kesinleşen kadastro tutanağına göre 126 ada 180 parsel sayısını alarak yayla cinsiyle sınırlandırılmıştır.
Mahkemece, Kadastro Kanunu'nun 27. maddesi gereğince dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine, görevli ve yetkili Kars Kadastro Mahkemesine dosyanın gönderilmesine dair 27.03.2007 tarihinde verilen karar davalı köy vekilinin temyizi üzerine Dairemizce nizalı taşınmazın yayla olduğunda bir uyuşmazlık bulunmadığı davanın taşınmazın aidiyetinin belirlenmesi isteğine ilişkin olup, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 25/son maddesi gereğince yenilik doğurucu hüküm verilmesi
gerektiğinden, aidiyet belirleme isteğinde Kadastro Mahkemesinin görevli bulunmadığı nedeniyle mahkemece çekişmenin esasının incelenmesi gerektiği yönünden 02.07.2007 tarihinde karar bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulup yapılan idari yazışmalar ve incelenen kadastro tutanağına göre dava konusu 126 ada 180 parsel sayılı taşınmazın Ardahan İli Göle İlçesi idari sınırları içersinde kaldığı tutanağın bu şekilde sınırlandırıldığı nedeniyle HUMK.nun 13. maddesi gereğince mahkemenin yetkisizliğine, yetkili Göle Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 31.01.2008 tarihinde karar verilmiştir.
Davacı köy vekili kararı temyiz etmiştir.
HUMK.nun 13. maddesi gereğince taşınmaz malın aynına ilişkin davalara taşınmazın idari sınırları içersinde bulunduğu ilçe veya il adli yargı yerinde bakılması gerekir. Bu kural kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece re'sen gözetilir.
3402 sayılı kadastro yasasının 4. maddesine göre belirlenmiş olan sınırın aynı madde uyarınca iki köy arasındaki idari sınır sayılamayacağı, sadece kadastro işlemlerinin yürütülmesine esas olacağı nedeniyle mahkemenin yargı yetkisi HUMK.nun 13. maddesine göre idari sınıra göre belirlenir. Dava konusu mera (yayla) hangi ilçesinin sınırları içinde kalıyorsa o ilçe veya il mahkemesi yetkilidir.
Dosya üzerinden yapılan araştırmada dava konusu taşınmazın hangi il sınırları içersinde kaldığının cevabı istenmiş, verilen cevaplarda Kars İl Özel İdaresi ilgili yeri tespit edemediğini, Ardahan İl Özel İdare ise, ilgili yerin hangi il sınırları içersinde kaldığını, bilmediğini belirtmiştir.
Bu durumda; her iki il (ilçenin) sınırnameleri varsa krokileri ve her iki ilçenin sınırlarını belirlemeye elverişli diğer belgeler idareden getirtilerek mahallinde yaşlı, tarafsız, yerel bilirkişi ve uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılarak dava konusu 126 ada 180 parsel sayılı taşınmazın tamamının veya büyük kısmının hangi il, ilçe ve köyün idari sınırları içersinde kaldığının kesin olarak saptandıktan sonra yetki konusunda karar vermek gerekirken, keşfen inceleme yapılmadan kadastro çalışma alanı sınırı esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/4829, K. 2008/6090, 12 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama