Dava, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 21. maddesine aykırı işlemle ihtasen davalı ... adına tescil edilen taşınmazların tapu kaydının iptal ve tescili istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dava konusu taşınmazların birden fazla Belediye Encümen Kararıyla kapanan su arkları olduğundan bahisle imar çalışmalarına esas olmak üzere davalı ... adına tapusunun oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Gerçekten, 2644 sayılı Kanunun 21. maddesinde Belediye adına tescil olunacak yerler “köy ve belediye sınırları içinde kapanmış yollarla yol fazlalarıdır”. Davalı Belediyenin, Tapu Kanunun 21. maddesinden yararlanılarak kapanan su arklarını adına tescil ettirmesi yolsuz tescildir.
Bilindiği üzere arklar; tapuya kaydedilmeyen, kamunun müşterek yararlanmasına terk ve tahsis edilen ve paftasına işaretlenmekle yetinilen taşınmaz bölümleridir. Arkların imar planı içerisinde değerlendirilmesi için herhangi bir kurumdan izin alınması gerekmez. İmar planı kapsamında kalması yeterlidir. Arklar, imar planında tescile konu yerde kalabileceği gibi plan içinde de ark olarak bırakılması mümkündür. İmar planı kapsamı alanında kalan
arklar, plan gereği ark olarak kalmayıp, yeni bir nitelik kazanmışsa bunların iktisaba konu edilmesi olanaklı değildir. Bu tür yerlerinde Hazine adına tescili gerekeceğinden mahkemece davanın kabulünde yanılgı yoktur.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı Belediyenin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 15.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.