KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2008/5243 E., 2008/6270 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı dava dilekçesinde, nüfus kütüğünde 1975 olan doğum yılının 1980 olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde; gerçek doğum tarihinin 4.10.1980 olmasına rağmen her nasılsa nüfus kütüğüne 4.10.1975 doğumlu olarak yazıldığını ileri sürerek bu yanlışlığın düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne, adı geçenin doğum yılının 1980 olarak düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı ... idaresi tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; yaşının düzeltilmesi istenen ...'a Diyarbakır Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından 31.8.2007 günü verilen raporda 25 yaş üstü olduğu, tanık olarak dinlenen anne ve babasının; 12 tane çocukları olduğunu, kızı ...'ın doğum tarihini tam olarak hatırlayamadıklarını beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Davacı, nüfus kaydına göre 4.10.1975 doğumludur ve rapor tarihinde 31 yıl 10 ay 27 günlüktür. Bu durumda 32 yaşını tamamlamasına az bir süre kalmıştır. Bilimsel çevrelerde ve Adli Tıp Kurumu uygulamalarında 22 yaş ve üzerindeki bir kimsenin gerçek yaşının tespiti tıbben mümkün olamamaktadır. Salt belirli bir yaşın üzerinde olduğuna işaretle yetinilmektedir. Devletin tuttuğu nüfus kayıtları kamu düzeniyle ilgili olup bunların doğruluğuna herkesin güvenmesi gerekir.
Mahkemeler de bu kayıtlarla ilgili açılan davalarda gerekli özeni gösterip doğru sicilin oluşturulması ve muhafazası konusunda gereken duyarlılığı göstermek zorundadırlar. Somut olaya gelince; davacıya verilen raporda 25 yaş üstü olduğu açıklanmıştır. Davacının halen kayıtlı bulunduğu yaşı da 25 yaşın üzerindedir. Dinlenen tanıklar davacının mevcut yaşının yanlışlığı yönünde bir beyanda bulunmadıkları gibi ilgilinin doğum tarihini hatırlayamadıklarını bildirmişlerdir.
Mahkemece tüm bu hususlar dikkate alınarak kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru görülmemiştir.
./..
-2-
2008/5243-6270
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2008/5243, K. 2008/6270, 27 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama