KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5312 E., 2008/6378 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
625 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 13.09.2006 gününde verilen dilekçe ile 3402 Sayılı Yasanın 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme isteminin iptali istenmesi üzerine yine ... tarafından ... aleyhine aynı istemle açılan dava ve ...'ün açtığı davalar birleştirilerek yapılan duruşma sonunda; ... tarafından ... aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davaların reddine dair verilen 24.01.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... 18.8.2006 tarihinde ... ve ...’i 13.9.2006 tarihli dilekçesi ile ...’ü hasım göstererek açtığı davalarda Kadastro Müdürlüğünün 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41 maddesi uyarınca 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazlarda yaptığı düzeltme işleminin iptalini istemiştir.
Davacı 18.8.2006 tarihli davasını düzeltme işlemi yapılmadan raporun hazırlandığı aşamada Kadastro Mahkemesine açmış, görevsizlik kararı verilmesinden sonra her iki dava birleştirilerek yargılamaya devam edilmiş ve mahkemece, düzeltme işlemi ile mülkiyet nakli olduğu gerekçesiyle ... aleyhine açılan davanın kabulüne, ... aleyhine açılan davanın ise süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı ... temyiz etmiştir.
Dava 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir. Anılan maddenin “Kadastroları kesinleşmiş taşınmaz mallarda, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında kalan ölçü,
tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar, ilgilinin müraacatı veya Kadastro Müdürlüğünce resen düzeltilir.” Şeklindeki hükmü 22/2/2005 tarihli 5304 sayılı Kanunun 9. maddesi ile “ Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur.Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir...” şeklinde değiştirilmiştir.
41. madde metninde yapılan değişiklik ile “vasıf ve mülkiyet değişikliği” ifadeleri madde metninden çıkartılmıştır. Bu, düzeltme yapılarak mülkiyet nakli sağlanacağı anlamına gelmemektedir. Bilindiği gibi, harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Türk Medeni Kanunu’nun 719. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddeleri uyarınca harita ve krokisi kapsamı ile değer verileceği kabul edilmiştir.
İşte 41. madde ile mülkiyet hakkının yatay kapsamını belirlemek ve taşınmazı komşu taşınmazlardan ayıran, ferdileştirilmesini sağlayan harita ve planlarda yapılan ölçü, sınırlandırma, tersimat veya hesaplama hataların düzeltilmesi amaçlanmakta olup, düzeltme ile mülkiyet aktarımı yapılmamaktadır. Mülkiyet aktarımı yapılmasını gerektirecek nitelikteki, madde kapsamında olmayan hatalar ancak tapu iptali ve tescil davası ile çözüme ulaştırılabilir.
Somut olayda, davacı kendisine ait 12 parsel sayılı taşınmaz ile 3 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar arasında sınır ihtilafı bulunduğu gerekçesiyle Kadastro Müdürlüğüne başvurmuş, 10.8.2006 tarihinde hazırlanan rapora göre taşınmazların hazırlanan kroki gereği sınır ve yüzölçümlerinin 41. madde uyarınca düzeltilmesi gerektiği bildirilmiştir. Kadastro Müdürlüğü de 23.8.2006 tarihinde rapora atıfla düzeltme yapmıştır. Davacı davalarını, düzeltme işlemi dayanağı rapor düzenlendikten hemen sonra ve işlem yapıldıktan sonra yasal 30 günlük süre içinde açmıştır. Diğer bir ifade ile davanın dinlenebilmesi için yasanın öngördüğü süreye uyulmuştur. Bu durumda, Kadastro Müdürlüğünün yaptığı düzeltme işleminin 41. maddeye uygun olup olmadığının irdelenmesi gerekir.
Yukarıda da değinildiği gibi, taraf taşınmazlarında yapılan düzeltmenin harita ve planlarda yapılan ölçü, sınırlandırma, tersimat veya hesaplama hataları kapsamında kalıp kalmadığının irdelenmesi gerekmektedir. İşlemin dayanağı raporda sadece düzeltme haritası hazırlanmış olup, düzeltme işleminin nedeni gösterilmemiştir. Taşınmaz başında yapılan keşifte ise ilk tesis kadastrosu ile yenileme kadastrosu arasında farklılık bulunduğu belirtilerek
düzeltme yapıldığı bildirilmiştir. Ancak, düzeltme işlemi ile gerek 41 madde gerekse bu maddenin uygulanmasında uyulması gereken yöntemleri gösteren “Kadastro Sırasında Veya Sonrasında Yapılan İşlemlerle Geometrik Durumları Kesinleşmiş Olan Taşınmazlarda Ölçü, Sınırlandırma, Tersimat Ve Hesaplamalardan Doğan Hataların Düzeltilmesine İlişkin Yönetmelik” hükümlerine göre hangi hatanın düzeltildiği belirtilmemiştir. Diğer bir ifade ile gerekçesiz ve düzeltme kapsamı denetlenemeyen işlemin 41 madde kapsamında değerlendirme olanağı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca da davalılardan ... aleyhine açılan davanın da süresinde olması karşısında usul ve yasaya aykırı işlemin tamamen iptali gerekirken işlemin kısmen iptali yoluna gidilmesi doğru olmamıştır. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/5312, K. 2008/6378, 16 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama