KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5393 E., 2008/8117 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 22.10.2004 gününde verilen dilekçe ile aidiyetin tespiti ile tapu iptal ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 31.01.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı temliken tescil, ikinci kademedeki istek ise bina mülkiyetinin tespiti istemlerine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 4 parsel üzerindeki binanın 3 ve 4. katları kaçak yapı olduğundan dava reddedilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
1-Çekişme konusu 4 Parsel sayılı taşınmazda davacıların miras bırakanı ...’ın 1/2, davalının ise 1/2 payı mevcuttur. Kısaca ifade etmek gerekirse, Türk Medeni Kanununun 683. maddesi uyarınca taşınmazın maliki olan taraflar, taşınmaz üzerinde payları oranında kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Yasanın 718. maddesi uyarınca da taşınmaz üzerindeki yapı mülkiyet ... kapsamında kalır. Ne var ki; Türk Medeni Kanununun 724. maddesiyle bu söylenen kurallara istisna getirilmiş, bazı koşulların varlığı halinde zeminle yapı arasında bağlantı kesilmiş, malzeme sahibine üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı sağlanmıştır.
Türk Medeni Kanununun 724. maddesinden yararlanarak mülk edinme koşullarından en önemlisi malzeme sahibinin iyiniyetidir. Gerçekten, bir yapıyı kendi malzemesi ile yapan kişi, inşaatın başlangıcından bitimine kadar iyi niyetli olmalı, diğer bir anlatımla zeminin kendisine ait olduğu, ya da 5.7.1944 tarihli 12/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi mülkiyetin ileride kendisine geçirileceği inancıyla hareket etmelidir.
Somut olayda ise; davacılar taşınmazdaki 1/2 payın davalı mülkiyetinde olduğunu bilen kişilerdir. Dolayısıyla iyiniyetlerini ileri sürmeyecek olan davacılar Türk Medeni Kanununun 724. maddesinden yararlanamaz. Mahkemece bu saptama gözetilerek mülkiyet aktarımı isteminin kanıtlanamadığından da mülkiyet tespiti talebinin reddedilmiş olmasında yasaya aykırılık yoktur. Davacıların bütün bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının temyiz itirazlarına gelince; Dava dilekçesinde dava değeri 8000,00 YTL gösterilmiş, keşifte zemin ve bina değeri 253.698,00 YTL olarak saptanmış, saptanan bu değer üzerinden de 1/2 oranındaki eksik harç ikmal edilmiştir. Şu halde dava konusu 1/2 payın değeri 126.849,00 YTL’dir. Reddedilen dava sebebiyle bu değer üzerinden avukatlık ücreti takdir ve tayini gerekirken dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden nisbi avukatlık ücreti hesaplanması yanlıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, düşülen yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden, hüküm düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/5393, K. 2008/8117, 19 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama