KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5822 E., 2008/6643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.02.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, davacının maliki olduğu 1251 ve 1252 parseller lehine, 1242 parsel aleyhine geçit hakkı kurulması istemi ile açılmış, 1253 parsel malikleri harçsız dilekçe ile davaya dahil edilmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, 1253 parselin davacının babasına ait olduğunu ileri sürerek uygun geçit yerinin burası olduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece, 1251 parsel lehine 1242 parsel üzerinden geçit hakkı kurulmasına, 1252 parselin yola cephesi olduğundan bu parselle ilgili davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, 1242 parsel maliki temyiz etmiştir.
Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının subjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz
mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Geçit hakkı istemine ilişkin dava üzerinde davacının mutlak tasarruf yetkisi bulunmamaktadır. Davacı genellikle subjektif arzularına uygun güzergahtan yol verilmesi için dava açmakta ise de, uygun güzergah değerlendirilmesinin objektif esaslara göre mahkemece yapılması gerekir.
Somut olayda da; böyle bir değerlendirme yapılmış, tüm alternatifler tesbit edilmiştir. Davanın niteliği gereği, değerlendirilmeye alınan 1253 parsel maliklerinin harçsız dilekçe ile davaya dahil edilmeleri uygun olmamıştır.
Bu parsel malikleri ile ilgili davacıya ayrı bir dava açması için yeterli süre verilerek bu dava ile birleştirilmesi sağlanmalı, davacının babası adına kayıtlı olan ve ölümü ile davacınında hissedarı olduğu bu parsel üzerinde bilirkişi raporunda "E" harfi ile gösterilen güzergahın en kısa yol olduğu da dikkate alınarak fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davacının bu güzergahın yapımı ve kullanımı için yapacağı masraflara katlanması gerekeceğinden, davacınında hissedarı olduğu 1253 parsel üzerindeki güzergahtan geçit hakkı kurulması yerine, yazılı gerekçe ile 1242 parsel üzerinden davanın kabulü doğru olmamış,
hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/5822, K. 2008/6643, 27 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama