KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6213 E., 2008/7649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 27.03.2007 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, paydaş oldukları 6 parsel sayılı taşınmazda paydaşlardan ... Karaman’ın davalı yararına 31.10.2001 tarihinde diğer paydaşları zararlandırma kasdı ile hileli olarak intifa ... tesis ettirdiğini ileri sürerek, terkinini talep etmişlerdir.
Davalı, kayıt malikleri arasındaki ortaklığın giderilmesi davasının sonuçlanarak kesinleştiğini, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunmuşlar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, taşınmaz hakkında açılan ortaklığın giderilmesi davasının satışa karar verilmek suretiyle sonuçlandığını, bu aşamadan sonra intifa hakkının terkinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacılar temyiz etmiştir.
Dava, intifa hakkının terkini isteğine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 794.maddesindeki tanıma göre intifa ...; taşınır ve taşınmazlar, haklar ve bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma ... sağlayan bir irtifak türüdür.
İntifa ...; bir süreyle sınırlı kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa ... sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa ... sahibinin ölümü ya da tüzel kişi ise tüzelkişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer. Ayrıca, intifa hakkının danışıklı tesis edildiği iddiası veya ehliyetsizlik nedeniyle ya da iradeyi sakatlayan diğer nedenlerlede hükmen terkini istenebilir.
Türk Medeni Kanunda müşterek mülkiyette paydaş olan kişiye, intifa hakkının özelliği gereği payı üzerinde intifa ... kurabileceği kabul edilmiştir. Ancak paydaşa bu hak verilirken, pay üzerinde intifa ... kurulmasının diğer paydaşların mülkiyet haklarını kullanmalarına zarar vermeyeceği düşünülmüştür. Diğer taraftan intifa ... ile yüklü olarak bir taşınmazın satılmasının o taşınmaz malın değerini düşüreceği de bir gerçektir. Uygulamada bazı paydaşların haklı ve geçerli bir nedeni bulunmadığı halde diğer paydaşları zarara uğratmak ve onları külfet altına sokmak için payları üzerinde intifa ... tesis ettikleri görülmektedir.
Somut olayda; dava konusu taşınmaz avlulu ev ve arsa niteliğinde tapuda kayıtlıdır. Davacılar ve dava dışı ... Karaman tapuda paydaştır. ... Karaman 31.10.2001 tarihinde davalı yararına payı üzerinde intifa ... tesisi ettirmiş, 9 gün sonra 9.11.2001 tarihinde de ortaklığın giderilmesi davası açmış, eldeki davanın davacıları paydaşların katılmadığı yargılama 28.12.2008 tarihinde sona ermiş ve taşınmazın satışına karar verilmiştir.
İşlem tarihlerinin birbirine yakınlığı, payında intifa ... tesis ettiren paydaşın hemen ardından ortaklığın giderilmesini istemesi, intifa ... ile bir kısım payın yükümlü kılınmasının taşınmazın satışında talepleri azaltmak ve düşük bir bedel karşılığı taşınmazın tamamının ele geçirilmesi amacını taşıdığını göstermektedir. Türk Medeni Kanununun 2. maddesince herkes haklarını kullanırken dürüstlük kuralına uymak zorundadır.
Mahkemece tüm bu olgular gözetilerek davanın kabulüne karar vermek gerekirken, henüz infaz edilmemiş ve paylı mülkiyet halinin devam ettiği taşınmazda ortaklığın giderilmesi davasının kesinleştiği, bu aşamadan sonra terkin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamıştır. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/6213, K. 2008/7649, 12 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama