KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/7353 E., 2008/8321 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 29.04.2005 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 19.08.2004 günlü biçimine uygun düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, davacı ile akdi bir ilişkisi olmadığını, sorumluluğunun sözleşmesi olan dava dışı ... (...)’e karşı olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Gerçekten, davanın tarafları arasında bir sözleşme ilişkisi yoktur. Davacının dayanağı olan 19.08.2004 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tarafları davacı ile dava dışı ... (...)’dır. Ne var ki, dava dışı ... (...) davalı ile olan 11.09.1996 günlü satış vaadi sözleşmesi ile kazandığı kişisel hakkını, davacıya temlik etmiştir.
Bir tanımlama yapmak gerekirse; alacağın temliki, alacaklı ile onu devralan üçüncü şahıs arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan şekle bağlı bir akiddir. BK.m 163 hükmüne göre temlik sözleşmesi temlik edenle temlik alan arasındaki yazılı sözleşme ile kurulabilir. Davacı, alacağın temliki hükümlerinden yararlanarak kişisel hakkını (aralarında bir sözleşme ilişkisi bulunmasa da) davalıya karşı da ileri sürebileceğinden, mahkemece davanın esasının incelenerek bir hüküm kurulması yerine, yasa hükümleri bir yana bırakılarak yazılı olduğu şekilde davanın reddi doğru değildir.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/7353, K. 2008/8321, 23 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama