KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8397 E., 2008/9247 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.05.2007 gününde verilen dilekçe ile tapulu taşınmaza müdahalenin önlenmesi, kal ve zararın tazmini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 18.05.2007 tarihli dilekçesi ile maliki olduğu 665 sayılı parseline sınır komşusu 2423 ve 2592 sayılı parsellerin maliki olan davalının 2006/64 sayılı tespit dosyasında belirlenen 1.52 m2 tuğla duvarı ve 0.32 m2 tel çit ve duvarın davacı taşınmazına müdahalesinin önlenmesi ve kal'ini, ayrıca komşuluk hukukuna aykırı ruhsatsız binasının verdiği zararın kal suretiyle önlenmesi ayrıca davacı parselin sınırlarını belirleyen beton direklere vermiş olduğu 50.00 YTL. zararın tahsilini istemiştir.
Davalı, gıyabında yapılan tespite itiraz etmiş olduğunu, keşfen savunma delillerinin incelenmesini isteyip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 2006/64 sayılı dosyada yapılan tespitten sonra men'i müdahale ve kal ile ilgili taşınmazda herhangi bir değişiklik olmadığı gibi yapılan başkaca bir tespitte olmadığından davalının dayandığı dosyaların tespitten önceki tarihlere ilişkin olup, 2007/657 sayılı dosyanında davayla ilgisi olmadığı nedeniyle davanın kısmen kabulüne, tespit krokisinde belirlenen A=1.59 m2, B=0.32 m2'lik bölümlere davalının müdahalesinin önlenmesine, tuğla, duvar ve tel çitin kal'ine, davacının bina ile ilgili talebinin reddine, çit direkleri ile ilgili talebin kabulü ile 50.00 YTL. alacağın faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesine dayalı tapulu taşınmaza müdahalenin önlenmesi, kal ve alacağın tahsili isteğine ilişkindir. Davada, yargılama yöntemine uyulmadan karar verilmiştir.
Mahkeme marifetiyle keşif yapılmayıp davalının yokluğunda yapılan tespit keşfinde bilirkişiler 08.08.2006 tarihli tespit keşfinden sonra, kendi imkanları ile 22.09.2006 tarihinde hakim gözetimi bulunmadan taşınmaz mahalline gidip ölçüm yapmış olmaları nedeniyle, bu şekilde temin edilmiş olan rapor savunma hakkını kısıtladığından hükme esas alınamaz.
HUMK.nun 363 ve 364. maddeleri gereğince keşif; "münazaalı mahallin" mahkeme hakimi gereğinde bilirkişi ve iki tarafın hazır bulundurulması suretiyle incelenmesidir. Bilirkişilerin keşif yerini sonradan ölçüm ve detaylı inceleme yapmak üzere yetkilendirilmeleri mümkün ise de; mahkeme hakiminin yapmadığı bir keşif incelemesini bilirkişi sonradan düzenlediği raporla mahkeme önüne getiremez.
Aksi takdirde, tarafların iddia ve savunma hakları kısıtlanmış, eldeki davanın kaderi bilirkişinin eline terk edilmiş olup, bu nedenle mahkemece taraflar, bilirkişiler de hazır bulundurulmak suretiyle ve şahitler dinlenerek yapılacak keşfen inceleminin neticesine göre bir karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenle karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/8397, K. 2008/9247, 15 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama