KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8462 E., 2008/9398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.04.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde murislerinin katkı payı oranında tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalılar ... ve ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... yönünden katkı payına ilişkin tazminat talebinin kısmen kabulüne dair verilen 27.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, inanç ilişkisine dayalı mülkiyet aktarımı, ikinci kademedeki istek ise, katkı payının tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, mülkiyet aktarımına ilişkin istek reddedilmiş, davacıların ikinci kademedeki istemi kısmen kabul edilerek 8.800.00 YTL.nin davalı ...’den tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar ve davalı ... temyiz etmiştir.
1- Gerçekten, 07.10.1953 tarih, 7/8 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere; sicilde eşlerden biri adına kayıtlı bulunan bir taşınmazın, gerçekte kendi namına satın alınması gerektiğini ve bedelini de kendisinin verdiğini ileri sürerek kaydın adına tashihini isteyen diğer eşin bu isteğinin kabul edilebilmesi için, aralarında Türk Medeni Kanunun 706. maddesi hükmüne göre düzenlenmiş resmi bir sözleşme olması gerekir. Böyle bir sözleşme yoksa davacının mülkiyet aktarımı için geçerli bir hukuki nedene dayandığından söz edilemez ve ayın (mülkiyet) iddiası dinlenemez. Salt bedelin davacı tarafından ödenmiş olması veya eşler arasında temsil ilişkisinin bulunması da kaydın iptalini gerektirmez.
Somut olayda; davacı resmi şekilde yapılmış bir belgeye dayanmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı ...’in bütün davacıların diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davacıların yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
HUMK.nun 423. maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemlerden meydana geldiği sıralanmıştır. 417. maddeye göre de, yargılama giderlerinin aleyhinde hüküm verilen taraftan alınarak karşı tarafa verilmesi gerekir. Ancak davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkmışsa mahkeme her birinin ödeyeceği yargılama giderini aralarında takdir eder. Yasanın bu açık hükümleri karşısında yargılama giderleri ile ilgili olumlu-olumsuz hüküm kurulmamış olması yasaya aykırıdır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/8462, K. 2008/9398, 15 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama