Dava tapu kaydındaki vakıf şerhinin terkini istemiyle açılmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, vakıf şerhi kayda on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra işlendiği gibi, tek taraflı işlem sonucu da düşüldüğünden dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı idare temyiz etmiştir.
5737 sayılı ... Kanunun 27.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Yasanın geçici 5. maddesi hükmüne göre vakıf şerhleri ile, ilgili devam etmekte olan davalarda diğer kanunlarda yer alan zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkin hükümlerin bu kanun açısından uygulanamayacağı kuralı getirildiğinden burada da 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin dolayısıyla 02.04.2004 tarih ve 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının uygulanma olanağı yoktur. Bu nedenle, mahkemenin 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davayı kabul etmiş olması doğru olmamıştır.
Ne var ki; gerçekten dava konusu taşınmazlar tapu kaydına vakıf şerhinin davalı idarenin tek taraflı işlemi ile işlendiği görülmektedir. Türk Medeni Kanunu'nun 1027. maddesi hükmünce; ilgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memuru tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararı ile düzeltebileceğinden, bu gerekçeyle davanın kabul edilmesinde yasaya aykırılık yoktur.
Yapılan yargılanmaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun kararın ONANMASINA, 5737 sayılı ... Kanununun 77.maddesi uyarınca ... her türlü harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 10.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.