İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/9370 K.2008/11185

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.06.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle…

Esas2008/9370Karar2008/11185Tarih7 Ekim 2008Okuma3 dk · 558 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/9370 E., 2008/11185 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Ekim 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

558 kelime·3 dk okuma

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.06.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı, 30.11.1995 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile satışı vaad olunan ve daha önce dava konusu yapılmayan satış vaadi sözleşmesinde yazılı “...

Mahkemelerinde derdest davalarda intikalen davalı mülkiyetine geçecek taşınmazların 1/2’sinin” halen davası derdest olan ve davası biten taşınmazların davanın konusu, ihtilafın sebebi, esas ve karar sayısı, kesinleşme tarihi, davanın tarafları, müdahilleri, taşınmazların yüzölçümü, mevkii ve türünün tespitini, 16.03.1996-25.04.2003 tarihleri arasında davalının mülkiyetinden çıkan taşınmazların yeni maliklerini, temellük şekli ve nedenini mahkeme kararıyla elden çıkartılan davalılar hakkındaki bilgi,

taşınmazların mufassal evsafının ve davalının murislerinin mülkiyetinde bulunan taşınmazların vasıflarının tespiti ile adına tescilini istemiştir.

Davalı, davacının tespite ilişkin istemini kabul ettiğini bildirmiştir.

Mahkemece, kesin hüküm bulunduğu ve davacının tespit istemini içeren davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığından dava reddedilmiştir.

Hükmü, davacı temyiz etmiştir.

Burada öncelikle üzerinde durulması gereken husus kesin hüküm bulunup bulunmadığının saptanmasıdır. Gerçekten, HUMK.nun 237. maddesi

hükmünce kesin hükmün varlığını kabul edebilmek için davanın tarafları, davanın konusu ve her iki davada dayanılan hukuki sebebin aynı olup olmadığına bakmak gerekir. Bu davada, 30.11.1995 günlü sözleşmeye dayanılarak 2002/630 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu yapılmayan “…dava yoluyla tespit ve tescil edilecek olan veya henüz davaları devam eden

bugüne kadar kazanılımı olan veyahut bugüne kadar hiçbir resmi işlem görmemiş olan arazilerden intikal eden veya edecek olan arazilerdeki hak ve hissenin 1/2 payı…” dava edilmiştir. 2002/630 Esas sayılı dava dosyasında ise bu istemin dışında kalan diğer satışı vaad olunan taşınmazların tescili dava konusu yapılmıştır. Kısaca, her iki davada dayanılan hukuki sebep birbirinden farklı olduğundan orta yerde kesin hüküm yoktur.

Bilindiği üzere gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin konusunu taşınmaz mallar oluşturur. Taşınmaz mallar mahiyetleri gereği bir yerden alınıp başka bir yere götürülemeyen, ancak bulunuldukları yerde kullanılabilen eşyadır. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle ileride esas sözleşme yapılması, diğer bir deyişle satım akdi icrası kararlaştırıldığından satış vaadi sözleşmesinin ileride yapılacak taşınmaz satış sözleşmesinin esaslı unsurlarını ihtiva etmesi gerekir.

Doğru olanı satış vaadi sözleşmesine ileride satışı yapılacak taşınmazın tapu kütüğünde kayıtlı olduğu yerin, kayıt tarihinin, ada ve parsel numarasının yazılması, şayet çapa bağlı bir taşınmazdan muayyen bir bölümün satışı vaat olunuyorsa bunun çap üzeride metrekaresi belirtilerek işaretlenip sözleşmeye eklenmesidir. Sözleşmede satışı vaat olunan taşınmazla ilgili yeterli açıklık yoksa sözleşmenin ifa kabiliyeti olmayacağından bu gibi sözleşmeler geçerli sayılmaz.

Zira, “sözleşme konusunun belirli olması” unsuru da taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin geçerliğinde aranan temel unsurlardandır.

Ancak Yargıtay, bu unsurun kesin olarak satış vaadi sözleşmesinde belirtilmesini zorunlu görmemektedir. Yargıtay uygulamasına göre, bunların belirli veya belirlenebilir olmaları gerekli ve yeterlidir. Değişik söyleyişle bu konuda belirtilebilir olmak yeterlidir.

Diğer taraftan belirli ya da belirtilebilir olma yönünden önemli olan sözleşmenin kurulduğu an değil ifa anıdır.

Somut olayda ise; 30.11.1995 günlü sözleşmenin dava konusuna ilişkin bölümünde belirlilik unsuru yoktur. O yüzden davacı, tespit hükmü tesisini talep etmiştir. Belirlenebilir olma unsurunu vurgulayacak olan taraf bu yolda iddiada bulunan vaad alacaklısı olacağından davacının tespit istemi ile açtığı bu davanın reddedilmesinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır.

Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 07.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/9370, K. 2008/11185, 7 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/9370
Karar No
2008/11185
Tarih
7 Ekim 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/9370 K.2008/9147
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/9370 K.2008/11266
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/9372 K.2008/13389
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2008/9372 K.2008/10331
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/9372 K.2008/10773
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/9372 K.2008/12931

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.