KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2008/9838 E., 2008/11962 K.·Tapu Kaydının Düzeltilmesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2008
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 427 ]
"İçtihat Metni"
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19/3/2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında doğum tarihi tespiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 3/7/2007 günlü temyiz edilmeden kesinleşen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/7/2008 tarih 142475 sayılı tebliğnamesiyle HUMK.nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozulması istenilmiş olmakla dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu kayıtlarındaki malik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemece, 850, 851 ve 924 parsellerde malik olarak ismi geçen Ahmet oğlu Ramazan Budak' ın davacının murisi Ahmet oğlu 1880 doğumlu Ramazan Budak ile aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Yargıtay C. Başsavcılığı ve Adalet Bakanlığı gördüğü lüzum üzerine taraf sıfatı bulunmayan davacının davasının reddi gerekeceği nedeniyle HUMK.nun 427/6 maddesi gereğince kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur.
Dosyada yer alan nüfus kayıt bilgilerinden çekişme konusu 850, 851 ve 924 parsellere Ahmet oğlu Ramazan Budak'ın malik olduğu görülmektedir. Nüfus kayıt bilgilerine göre de, Ahmet oğlu Ramazan Budak'ın öldüğü, davacı Fethi Budak'ın mirasçılarından 1/1/1953 doğumlu İbrahim Budak'ın oğlu olduğu anlaşılmaktadır. İbrahim Budak ise sağdır. Dolayısıyla davacı Fethi Budak kayıt maliki Ramazan Budak'ın henüz mirasçısı değildir.
Bir davanın esası bakımından başarılı olması, öncelikle dava dilekçesinde davacı ve davalı durumunda olanların gerçekten o davanın davacı veya davalı sıfatını taşımaları halinde olanaklıdır. Genel bir anlatımla, usul hukukunda o davanın gerçek davacısı ve davalısı olmaları durumu «
«davada sıfat»
» taşımaları olarak ifade edilir. Davacı sıfatıyla dava açan bir kimsenin dava konusu hak üzerinde tasarruf yetkisi yoksa o kimse gerçek anlamda taraf sıfatını taşımaz. Sıfatın bulunmaması halinde ise açılan davanın dinlenme olanağı yoktur. Somut uyuşmazlıkta; davacının kayıt maliki Ramazan Budak'ın mirasçısı olmaması sebebiyle davada sıfatı bulunmadığından, istemin sıfat yokluğu nedeniyle reddi yerine çekişmenin esası incelenerek yazılı şekilde hükme bağlanması doğru değildir.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/9838, K. 2008/11962, 20 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama