KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/9983 E., 2008/11704 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.03.2008 gününde verilen dilekçe ile 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve Kadastro Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, kendilerine ait 1412 parsel sayılı taşınmaz ile davalı ..., ... ve ...’ın murisleri adına kayıtlı 1336 parsel sayılı taşınmazda tersimat hatası yapıldığı gerekçesiyle Kadastro Müdürlüğünce 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi uyarınca düzeltme yapıldığını, yapılan bu düzeltme işleminin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek iptal isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlar, mahkemece tersimat hatası düzeltme yoluyla mülkiyet nakli sağlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı ... ve Kadastro Müdürlüğü temyiz etmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir.
5304 Sayılı Kanunun 9.maddesi ile yapılan değişiklikten sonra anılan madde;
“Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir.
Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir. Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine Kadastro Müdürlükleri yetkilidir” şeklindedir.
Bilindiği gibi, harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Türk Medeni Kanunu’nun 719. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddeleri uyarınca harita ve krokisi kapsamı ile değer verilir. Harita ve krokiden, diğer bir ifade ile mülkiyet hakkının kapsamından maksat, sınır çizgileri değil haritanın gerçek ölçü değerleridir. 41. madde ile mülkiyet hakkının yatay kapsamının belirlenmesi ve taşınmazı komşu taşınmazlardan ayıran, ferdileştirilmesini sağlayan harita ve planlarda yapılan ölçü, sınırlandırma, tersimat veya hesaplama hatalarının düzeltilmesi amaçlanmıştır. Yapılacak düzeltme ile mülkiyet aktarımına neden olunmamaktadır. Kuşkusuz, mülkiyet aktarımı yapılmasını gerektirecek nitelikte olan hatalar için çözüm açılacak tapu iptali ve tescil davasıdır.
Kadastro Müdürlüğünün re'sen veya ilgililerin başvurusu üzerine yapacağı açıklanan düzeltme işlemlerinin ilgililere tebliğinden sonra, ilgililerin sulh hukuk mahkemesine 30 gün içinde açacakları davada, düzeltme işlemi yararına olan kişi ya da kişiler hasım gösterilerek işlemin iptali istenebilir. Düzeltme işleminin kadastro müdürlüğünce re'sen yapıldığı durumlarda müdürlüğe karşı da dava yöneltilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan düzeltmenin dayanağı, yukarıda metni yazılan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesidir. Bu maddede düzeltmenin ölçü, sınırlandırma, tersimat veya hesaplama hatalarını saptanması halinde yapılabileceği açıklandığından öncelikle bu kavramların ne anlama geldiği üzerinde durulmalıdır.
Kadastro Sırasında veya Sonrasında Yapılan İşlemlerle Geometrik Durumları Kesinleşmiş Olan Taşınmazlarda Ölçü, Sınırlandırma, Tersimat ve Hesaplamalardan Doğan Hataların Düzeltilmesine İlişkin Yönetmeliğin “ölçü, tersimat, hesaplama ve sınırlandırma hataları” başlıklı 6.maddesi hükmüne göre “hataların ölçü, tersimat veya hesaplamada meydana geldiği, taşınmazın sınırlarında eylemli değişiklik olmadığı, hatanın nedeni ve düzeltme şekli Kadastro Müdürünce görevlendirilen ekip tarafından düzenlenecek rapor ve ek
krokide gösterilmek suretiyle belirlenir” denilmiştir.
Somut olaya gelince;
Kadastro Müdürlüğünün iptali istenen işlemi ile dava konusu taşınmazların kadastro tespiti sırasında ölçü krokisi ve takometrik hesap karnelerindeki değerlere göre parsel köşeleri sayısallaştırılıp, paftaya aktarılırken 8 numaralı noktanın paftaya tersim edilmediği gerekçesiyle tersimat hatası ve buna bağlı olarak yüzölçüm miktarlarında düzeltme yapılmıştır.
Gerçekten de, yapılan bu düzeltme ile de hatalı pafta üzerinde düzeltme ile mülkiyet nakli oluştuğu izlenimi edinilmektedir. Yukarıda değinilen 41. madde kapsamında düzeltme yapılırken paftada değil zeminde mülkiyet nakli yapılmaması yönetmeliğin 6. maddesi hükmü gereğince mülkiyet sınırlarında eylemli değişikliğe neden olunmaması gerekir.
Mahkemece bu olgular gözetilerek pafta üzerinde oluşan değişikliğin zeminde tarafların mülkiyet haklarını da değiştirip değiştirmediği hususu üzerinde durulması gerekirken paftadaki geometrik şekillerinin değişmesi esas alınarak mülkiyet nakli sağlandığının kabulü doğru olmamıştır. Eksik incelemeye dayalı olarak verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/9983, K. 2008/11704, 15 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama