KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10310 E., 2009/11328 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.04.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, arsa maliki davalılar ile dava dışı yüklenici arasında 29.04.2004 tarihinde düzenlenen arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılan 9 numaralı bağımsız bölümü 09.09.2005 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını belirterek adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, binanın projesine aykırı olarak inşa edildiğini, yapı kullanım izni alınmasının mümkün olmadığını, yükleniciye çekilen ihtarnamelere rağmen binanın projesine uygun hale getirilmediğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı ve davalılar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamı ile özellikle binanın sözleşme hükümlerine aykırı inşaa edilmiş olması ve bu aykırılığın tadilat projesi ile giderilmesi de mümkün olmadığından, yüklenicinin ve ondan bu hakkı temlik alan davacının şahsi hak talebinde bulunmasının mümkün olmaması sebebiyle davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalıların temyiz itirazlara gelince;
Davacı, dilekçesinde dava konusu bağımsız bölümün değeri 1.000,00 TL olarak gösterilmiş, mahkemece davalılar yararına bu değer esas alınarak hüküm kurulmuş ise de, davanın niteliği gereğince davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretinin yargılama aşamasında saptanan değer üzerinden belirlenmemesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/10310, K. 2009/11328, 21 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama