KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10387 E., 2009/11385 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 19.01.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı 1296 parsel sayılı taşınmazın tapuda ... oğlu ... adına kayıtlı olduğunu, ... oğlu ...'nın soyadının nüfusta "..." olarak geçtiğini ileri sürerek, "" soyadının "..." olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapu kaydında isim düzeltme isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Mülkiyet naklini önlemek için mahkemece;
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Somut olayda; mahkemece tutanaklar getirtilmiş, nüfus müdürlüğü ve cumhuriyet savcılığı ile araştırma yapılmış, tanık anlatımları da nazara alınarak 1296 parsel sayılı taşınmaz maliki ... oğlu ...'nın soyadının "..." olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Ancak, yapılan zabıta araştırmasında dava konusu taşınmazın bulunduğu Kuruçay köyünde ... oğlu ... isimli şahsın bulunduğu, bu şahsın Ankara'da yaşadığı ve kendisi ile telefon ile görüşüldüğü belirtilmiştir. Zabıta araştırmasında görüşüne başvurulan ve ... oğlu ...'i tanıdığını bildiren ... mahkemede tanık olarak dinlenmiş, ...'in eşinin amcası olduğunu beyan etmiştir. Duruşmada dinlenen diğer tanıklarda davacının miras bırakanı kayıt maliki ... 'nun soyadının ... olduğu konusunda açık bir beyanda bulunmamışlardır.
Dosya içeriğinden saptanan bu somut olgular karşısında soyadı değişikliği ile mülkiyet nakli sağlandığı kuşkusu uyanmaktadır. Mahkemece mülkiyet nakline neden olmamak için davacının miras bırakanı ...'ın amcası olan ...'in kayıtları Nüfus Müdürlüğünden getirtilerek, gerekirse diğer tanıklarla birlikte ... de taşınmaz başında yapılacak keşifte dinlenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Tüm bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/10387, K. 2009/11385, 21 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama