KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10759 E., 2009/12212 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 09.08.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki kira sözleşmesi şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu sicil müdürlüğü aleyhine açılan davanın reddine, tapu kaydının kira sözleşmesi şerhinin terkinine dair verilen 07.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Shell ... Petrol A.Ş. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu siciline şerh edilen kira sözleşmesinin terkini istemi ile açılmıştır.
Davalı davanın reddini savunmuştur
Mahkemece istek hüküm altına alınmıştır.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davalı şirket ile dava dışı ... Petrol Ltd.Şti. arasında 01.01.2004 başlangıç tarihli ve 15 yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğu, dava dışı ... Petrol Ltd.Şti. ile davacı arasındaki 27.01.2004 günlü kira sözleşmesi uyarınca davacıların kiralananı alt kiraya verme yetkisi ve alt kira sözleşmesinin tapu siciline şerh yetkisi tanıdıkları, bu yetki sebebi ile de davalı yararına kira sözleşmesinin tapu siciline 12.2.2004 tarihinde ve 10 yıl süreli olmak üzere şerh edildiği anlaşılmaktadır.
Burada öncelikle davacılar ile dava dışı ... Petrol Ltd.Şti. arasındaki 27.01.2004 günlü sözleşmenin feshinin eldeki davaya etkili olmadığını vurgulamak gerekir. 12.02.2004 başlangıç tarihli 10 yıl süreli sözleşme ise ayaktadır. Kira sözleşmeleri tarafların karşılıklı rızaları, kiralanan şeyin kiralayanın kusuru olmadan tamamen yok olması, kiracının kiralanana malik
./..
2009/10759-12213 -2-
olması gibi Borçlar Hukukunun genel kuralları çerçevesinde sona erebileceği gibi 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanununun bu tür sözleşmeler için özel olarak öngördüğü sebeplerle de sona erer. Somut uyuşmazlıkta bu sebeplerden hiçbirinin varlığı iddia ve ispat edilmemiştir. Kira konusu 10 numaralı parselin bulunduğu yerde imar çalışmaları yapılmış ise de, uygulama aşamasına geçmediği üstelik kiralananın bütünü ile imar uygulamasında yola terk edilmediği de sabittir.
Gerek Borçlar Kanununun 255. ve gerekse buna paralel 277.maddeleri gereğince bir kira sözleşmesinin tapuya şerh edilmesi kiracının hukuki durumunu kuvvetlendirerek kira ilişkisinden doğan haklarını üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir hale getirir. Bu yönü ile şerh sonraki maliklere karşı da bir bakıma ayni bir etki gösterir.
Kısaca, tapuya şerh edilerek güçlendirilen kira sözleşmesi yukarıda sayılan nedenlerin varlığı ileri sürülerek feshedilmediği sürece kiracıya kiralanandan kullanma ve yararlanma hakkı sağlar. Yararlanmanın ne şekilde sürdürüleceğinin önemi yoktur. Diğer taraftan adi kirada kiracının hasılat kira sözleşmelerinde olduğu gibi kiralananı işletme borcu da bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, kira sözleşmesi şerhinin terkini koşulları olmadığından davanın reddi gerekirken istemin somut olaya uygun düşmeyen bazı gerekçelerle hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/10759, K. 2009/12212, 5 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama