KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10790 E., 2009/11307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.10.2003 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.06.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davalı,davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü,davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Somut olayda; Davacı 219 parsel sayılı taşınmazda murisinin “...” olarak geçen kaydının “...” olarak düzeltilmesini istemiştir.Dosya içinde davacının kaydının düzeltilmesini istediği ... ile yukarıda açıklandığı şekilde irsi irtibatını sağlayan kayıt veya yetki belgesine rastlanmamıştır,Davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı araştırılmadan işin esasına girilip sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
İşin esası ile ilgili olarak da; düzeltilmesi istenen 219 parsel sayılı taşınmaz imar uygulaması sonucunda muhtelif imar ada ve parsellerine şuyuulandırılmıştır. Tapulama tutağının iktisap sütununda taşınmazın ... oğlu ...’dan karısı ... ve evlatları ..., ..., ... ve ...’e kaldığı anlaşılmaktadır.
Dosya içinde delil olarak bulunan 1994/616E.1995/111K sayılı dosya içindeki nüfus kayıt örneği incelendiğinde muris ...’un ...’ dan olan çocukları ..., ... ve ... ile ...’den olma ...,...,...,... ve ... görünmektedir.Bu kayıttan ...’un ... ve ... adlı iki ayrı kadından çocukları olduğu anlaşılmaktadır. ... adlı kişinin kaydı araştırılmadan,lehine tesbit yapılan ... kızı ...’ın ... kızı ... mi yoksa nüfusu ve varlığı araştırılmayan ancak bir kısım çocuklarının anası olarak görünen ...'a mı ait olduğu açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün açıklanan nedenlerle kararın bozulması
gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/10790, K. 2009/11307, 21 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama