KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/11057 E., 2009/12872 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davacılar
- ... VD.
- Davalılar
- ... VD.
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.11.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.01.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise havale yoluyla davalılara gönderilen 39.455.34 İngiliz Sterlininin tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalılardan ... , 998 parseldeki 1.kat zemin daireyi kendisinin satın aldığını, davacıların gönderdiği havalede bir kayıt bulunmadığını, diğer davalılar iyiniyetli kayıt maliki olduklarını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.
İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.
İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir hakkı ya da nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye “inanan” adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi
./..
2009/11057 - 12872 - 2 -
yararına, doğrudan doğruya ve dolayı olarak kullanan kişiye de “inanılan” denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise “inanç konusu şey” olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır.
İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Davada İçtihadı Birleştirme Kararında belirtilen biçimde yazılı delile dayanılmamıştır. Bir kimsenin diğer bir kimseye havale yoluyla para göndermesi ise inançlı işlemin varlığını delalet etmez. Ancak, havale yoluyla gönderilen para diğer bir kimsenin mal varlığında sebepsiz kalmışsa bu miktarın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak iadesi istenebilir.
Mahkemece, inanç ilişkisi yazılı delille kanıtlanmadığından diğer davalılar da Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi hükmü gereğince iyiniyetli kabul edileceğinden mülkiyet aktarımına ilişkin talebin reddi doğrudur. Ancak;
Davacılar 21.04.2005 tarihinde davalılardan ...’a 39.455.34 İngiliz Sterlini göndermiş, bu miktar davalı ...’ın zimmetine geçmiştir. Davalı ... gönderilen bu miktarı haklı bir gerekçe göstererek kanıtlamadıkça davacılar ...’dan yapılan havale tutarının iadesini isteyebilir.
Mahkemece değinilen doğrultuda inceleme ve araştırma yapılarak davacıların 39.455.34 İngiliz Sterlini miktarındaki para alacağı davasının sonucuna göre hükme bağlanması gerekirken bu istemin de reddi doğru değildir.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/11057, K. 2009/12872, 13 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama