KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/11155 E., 2009/12169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.10.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 21 parsel sayılı taşınmazı yararına davalılara ait 25 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Yargılamalar sırasında alternatif geçit güzergahı olarak belirlenen 26 ve 28 parsel sayılı taşınmaz malikleri harçsız dilekçe ile davaya dahil edilmişlerdir.
Mahkemece, 21 parsel sayılı taşınmaz yararına 25, 26 ve 28 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, 28 parsel sayılı taşınmaz maliki ... , 26 parsel maliklerinden ... ... ve 25 parsel malikleri ...,... temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 747 maddesi uyarınca geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.
Yargılama sırasında, uygun geçit yeri olarak dava açılanlar dışında yeni bir taşınmaz belirlenmesi halinde, bu yeni taşınmaz malikleri hakkında ya usulünce dava açılıp eldeki dava ile birleştirilmeli ya da usul ekonomisi açısından harcı da verilmek suretiyle aynı davaya dahil edilmeleri sağlanmalıdır.
./..
2009/11155-12169 -2-
Eldeki davada, 26 ve 28 parsel sayılı taşınmaz malikleri hakkında bu kural çerçevesinde işlem yapılmadığı ve bu parsel malikleri hakkında usulünce açılmış bir dava olmadığı halde işin esasına girilerek istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/11155, K. 2009/12169, 5 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama