KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/1156 E., 2009/1692 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.3.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı 121 parsel sayılı taşınmazına davalının elatmasının önlenmesi ve ecrimisil isteminde bulunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan Yargılamaya, toplann deliller ve dosya içeriğine göre davalının temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyizine gelince; yargılama giderleri hüküm sonuçlarına göre tarafların sorumlulukları ile ilgili bulunduğundan, hüküm ile birlikte karara bağlanması gerekir. (29.5.1957 tarih ve 4/16 sayılı İ.B.K.) Bu bağlamda, yargılama giderleri, aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir ve keşif için araç teminine ilişkin taksi ücreti de yargılama giderlerinden olup davanın kabulüne karar verildiğinden davalı tarafın bu gider ile de sorumlu tutulması gerekir. Dosya içinde araç giderine dair belge olmasa da davacının temin ettiği araç ile keşfe gidildiğinden mahkemece makul bir miktar araç giderine hükmedilmesi gerekir. Açıklanan yönün gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacının diğer temyizine gelince; vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir. (HUMK.m.417/1, m.423/6) Yargılama sırasında vekil ile
temsil edilen davacı yararına dava değeri gözetilerek nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken bu konuda hüküm kurulmamış olması da yanlış olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/1156, K. 2009/1692, 12 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama