KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/12202 E., 2009/13110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 22.07.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, paylı taşınmazda davalı paydaşın oluşturduğu haksız elatmanın önlenmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı, taşınmazda paydaş olduğunu, 1172 parsel sayılı taşınmazın kullanma taksimine tabi tutulmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının 246 metrekare fazla yer kullandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan 1172 parsele ait tapu kaydından, taşınmazın paylı mülkiyet rejimine tabi ve davacı ile davalının 1/2’şer paylarının olduğu görülmektedir.
Türk Medeni Kanununun 688.maddesinde paylı mülkiyet, “birden çok kimsenin maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla malik olmaları” şeklinde ifade edilmiştir. Bu tanıma göre paylı mülkiyetin söz konusu olabilmesi için, birden fazla kişinin bir mala paylı malik bulunması ve bu malın malikleri arasında maddi olarak paylaşılmamış olmasını gerektirir.Paylı mülkiyette mülkiyet hakkına sahip olan birden ziyade kişi olmasına rağmen eşya üzerinde tek bir mülkiyet hakkı mevcuttur. Eşya üzerindeki bu tek mülkiyet hakkı malikler arasında bir paylı mülkiyet birliğini meydana getirir. Dolayısıyla her paydaşın taşınmazın her zerresinde mülkiyet hakkı vardır.Paylı mülkiyet rejimine tabi bir taşınmazın paylaşılması ise kuşkusuz resmi biçim koşuluna uyularak yapılmalıdır.
./..
2009/12202-13110 -2-
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşların payına elatmalarının önlenmesini her zaman isteyebilir. Ancak, o paydaşın taşınmazda payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa elatmanın önlenmesi davası dinlenemez.
Yerleşik Yargıtay uygulamasına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın, sorunu elatmanın önlenmesi davasıyla değil kesin sonuç sağlayacak taksim veya şüyuun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözülebilir. Paylı mülkiyette bir paydaşın bir taşınmazın belli bir bölümünü kullanması ve diğer paydaşların kullanmaya rıza göstermeleri o paydaşın sadece kullandığı yerin maliki olmasını gerektirmez.
Kullanım, yararlanmayla ilgili olduğundan o kişiye mülkiyet hakkı sağlamaz.
Davada, paylı malikler arasında bir kullanma taksiminin varlığı iddia ve ispat edilmediğinden ve taraflar paylarına karşılık 1172 parselde yer kullandıklarından davanın reddi yerine istek hüküm altına alındığından, karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/12202, K. 2009/13110, 19 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama