KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/13242 E., 2009/14033 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.11.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarında vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 594 ada 66, 67, 68 ve 80 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydındaki vakıf şerhinin terkini istemiyle açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir. Dava konusu taşınmazlar tapuda davacının murisi annesi Bediha Şenözveren adına kayıtlıdır. Dosyadaki veraset ilamına göre davacı dışında murisin başka mirasçıları da bulunmakta olup bu mirasçılar davada yoktur.
Elbirliği halinde mülkiyette somut olayda olduğu gibi mirasçılar arasında ortaklık bağı vardır. Bu kişiler mirasçı sıfatı ile bir mala veya hakka birlikte malik olmak durumundadır. Elbirliği mülkiyetinde malikler mülkiyet payını ayırmadığından eşya üzerinde paydaş değil, ortaktır. Türk Medeni Kanununun 701-703 maddeleri uyarınca bu tür mülkiyetin (ortaklığın) tüzel kişiliği bulunmadığından ortaklardan her birinin eşya üzerinde doğrudan bir hakkı da yoktur.
Bu anlatımın doğal sonucu olarak da mülkiyet bütünüyle ortakların tümüne aittir. Yine bu tür mülkiyette işin özelliği gereği ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Şayet davalı olacaklarsa davanın ortakların tümü aleyhine açılması gerekir.
Medeni Kanunumuzda her bir ortağın tek başına dava açabileceği, ne var ki, açtığı bu davanın devam edebilmesi için öteki ortakların açılan davaya olur vermeleri ya da davanın miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile sürdürülebileceği kural olarak benimsendiğinden ve dava ehliyetinin varlığı mahkemece re'sen araştırılması gereken hususlar arasında bulunduğundan davaya katılmayan ortakların olurları alınmaksızın veya Türk Medeni Kanununun 640.maddesi uyarınca miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülebileceği gözardı edilerek çekişmenin esasının incelenip davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden
karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/13242, K. 2009/14033, 14 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama