İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/13992 K.2009/14893

Taraflar, arasındaki tapu iptali ve tescil avasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 14.07.2009 gün ve 2009/6098-8911 sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili ve davalı…

Esas2009/13992Karar2009/14893Tarih30 Aralık 2009Okuma4 dk · 789 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/13992 E., 2009/14893 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Aralık 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

789 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar, arasındaki tapu iptali ve tescil avasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 14.07.2009 gün ve 2009/6098-8911 sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_

Davacılar 1 parsel sayılı taşınmazdaki A blok ... Kat ... numaralı bağımsız bölümü yüklenici ... Ltd. Şti'nin bu bağımsız bölümdeki kişisel hakkını temlik ettiği, davalı ...'den 16.11.2002 tarihli sözleşmeyle satın aldıklarını ve taşınmazı kullanmaya başladıklarını ancak tapu işlemlerinin yapılacağı sırada taşınmazın yüklenici firmanın borcuna karşılık teminat amaçlı olarak davalı ...'e tapuda temlik ettiğini öğrendiklerini ileri sürerek danışıklı işlemle ... adına oluşan tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini, bu istemleri kabul edilmediği takdirde taşınmazın dava tarihindeki değerinin tazminini talep etmişlerdir.

Davalı arsa sahibi kooperatif, dava konusu bağımsız bölümü diğer davalı yükleniciye hak edişine karşılık verildiğini, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunmuşlardır.

Davalı ..., bağımsız bölümü davacılardan ...'a sattığını kendisinin herhangi bir kusuru olmadığını ve kendisine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ..., davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını ayrıca kendisinin tapu kaydına güvenerek iyiniyetle taşınmazı satın aldığını beyan etmiştir.

Mahkemece, davacının taşınmazı tapu maliki olmayan ...'den harici sözleşmeyle satın aldığı, taşınmazın tapuda kayıtlı olup harici satışının geçersiz olduğu ayrıca davalı ...'in kötü niyetinin de kanıtlanamadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil istemi reddedilmiş, tazminat isteği hüküm altına alınmıştır.

Kararın davacı ve davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce davalı ...'in tüm temyiz itirazları reddedilmiş, davacı ...'ın temyiz itirazı kabul edilerek tazminat miktarı yerinde görülmeyerek karar bozulmuştur. Bu kez davacılar ve davalı ... karar düzeltme isteğinde bulunmuşlardır.

Dava yüklenicinin temlik işlemine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.

Somut uyuşmazlıkta; dava konusu bağımsız bölümün yüklenici firmaya edimi karşılığı bırakıldığı sabittir. Yüklenici firma kişisel hakkını önce 25.10.2000 tarihli "ön satış protokolü" başlıklı belgeyle ...'e temlik etmiş, ...'de 16.12.2002 tarihinde temlik aldığı kişisel hakkı davacı ...'a devretmiştir. Yüklenici firma da bu satışı onaylamış ayrıca satış bedelini de davacıya garanti etmiştir. Ancak, dava konusu taşınmazın ... tarafından davacıya temlikinden önce 13.09.2002 tarihinde yüklenici firma tarafından arsa sahibi davalı kooperatife vekaleten tapuda ... satıldığı anlaşılmaktadır. Davacı bu satışın muvazaalı olduğunu ileri sürmektedir.

Gerçekten bir sözleşmenin hüküm ve sonuç meydana getirebilmesi için o sözleşmenin amacına uygun kurulması gerekir. Yoksa, sözleşmenin görünüşte var olmasının bir önemi yoktur. Örneğin, taşınmaz satış sözleşmesinin aslında bağış, karz veya teminat amacıyla yapılması her zaman olanaklıdır. Bunun gibi bir taşınmaz satış sözleşmesi gerçek alacaklıların haklarını bertaraf etmek kastıyla yapılmış, bu amacı sağlamak için de mülkiyet tapuda üçüncü bir kişiye geçirilmiş olabilir.

Uygulama ve doktrinde kaynağını Borçlar Kanununun 18. maddesinden alan bu gibi işlemlere "muvazaalı işlemler" denilmektedir. Bir tanımlama yapmak gerekirse muvazaa; kısaca, irade ile beyan arasında kasten yaratılmış aykırılık demektir.

Muvazaada taraflar üçüncü kişileri aldatmak amacıyla ve fakat kendi gerçek iradelerine uymayan ve aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmak hususunda anlaşırlar ve muvazaalı işlemler üçüncü kişilere karşı gerçek bir hukuki işlemin var olduğu görüntüsü yaratmak için yapılır. Muvazaada görünürdeki işlemin her türlü hukuki sonuçtan yoksun olması, tarafların ortak iradelerinin bu yolda birleşmemiş olmalarından dolayıdır.

Çünkü muvazaada taraflar görünürdeki işlemin altında muhteva ve sonuçlarıyla gerçekleşmesini arzu ettikleri bir sözleşme işlemini gizlerler. Örnek olmak üzere, taraflar arasında yapılan taşınmaz satış işlemi gerçekte bir alacağın teminatı maksadıyla yapılmışsa burada borçlu ile üçüncü kişi arasında temlik iradesi olmadığından satış geçersizdir.

Bir hukuki işlemin muvazaalı olarak yapıldığı iddiasını bizzat işlemin tarafları ileri sürebilecekleri gibi ilgili üçüncü kişiler de ileri sürebilir. Üçüncü kişi bu konudaki iddasını yazılı delil ile kanıtlayabileceği gibi, tanık da dahil her türlü delille de kanıtlayabilir.

Davaya konu olayda da, davacı bu satışın gerçekte mülkiyetin devri amacı taşımadığını davalı ...'den yüklenici firmanın aldığı borç paraların teminatı olarak devredildiğini, aynı şekilde 20 adet daha bağımsız bölümün ... adına kayıtlı olduğunu, kendilerinin 50.000 TL'ye satın aldığı taşınmazın tapuda davalı ...'e değerinin çok altında 2500 TL'ye satıldığını, tüm bunların gerçekte taşınmazın satışı amacıyla tapuda temlik edilmediğini gösterdiğini iddia etmektedir.

Ayrıca dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu taşınmazda bir çok bağımsız bölüm satışları gerçekleştiğini bu nedenle Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinde 2004/271 Esas sayılı davada yargılamanın devam ettiğini belirtmiştir. Bunların yanında bağımsız bölümü satın aldığı 16.12.2002 tarihinden beri kullandıklarını, kayıt malikinin daireyi hiç görmediğini de ileri sürmektedir.

Mahkemece davacının bu iddiaları üzerinde durulmadan, davacının muvazaa iddiasına dayandığı da gözetilmeden, kayıt maliki ...'in kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı şeklindeki somut olaya uygun düşmeyen gerekçe ile tapu iptali ve tescil isteğinin reddi doğru görülmemiştir. Bu durumda kararın yukarıda açıklandığı şekilde davacının iddialarının muvazaaya ilişkin ilkeler çerçevesinde incelenerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulmak üzere bozulması gerektiğinden karar düzeltme istemi yerinde görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı ...'in karar düzeltme isteminin kabulüne Dairemizin 14.07.2009 tarihli 2009/ 6098-8911 sayılı bozma ilamı kaldırılarak yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde yatıranlara iadesine, 30.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/13992, K. 2009/14893, 30 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/13992
Karar No
2009/14893
Tarih
30 Aralık 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/13993 K.2009/18847
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/13994 K.2009/14567
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/13994 K.2009/18806
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/13995 K.2009/14491
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/13995 K.2009/18850
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/13996 K.2009/14707

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.