KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2009/14812 E., 2010/1058 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.12.2007 gününde verilen dilekçe ile haciz şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, hükmen adına tescil edilen 18957 ada 2 parsel sayılı taşınmazda B1 Blok 4 no'lu bağımsız bölümün tapu kaydındaki haciz şerhlerinin terkinini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlar, mahkemece Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından konulan haciz yargılama aşamasında kaldırıldığından davacının bu talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... Belediyesi tarafından konulan haciz şerhinin ise terkinine karar verilmiş, hükmü davalılar temyiz etmişlerdir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalıların diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava, haciz şerhinin terkini isteğine ilişkindir.
Bu tür davalarda dava değeri haczin dayanağı alacak miktarına göre belirlenir, yargılama giderlerinden olan vekalet ücreti hesabında da bu miktar nazara alınır. Somut olayda; davacı, tapu kaydındaki iki ayrı haciz şerhinin terkini için dava açmıştır. Haciz işleminin dayanakları ve taraflarının farklı olması nedeniyle davada objektif dava birleşmesi oluşmuştur. Bu nedenle de her bir dava yönünden yargılama giderleri ve bu kapsamda vekalet ücreti dava değerine göre ayrı ayrı belirlenmeli, sorumlu tutulan kişiler de açıkça gösterilmelidir. Bu husus HUMK.nun 388/son maddesinde "...taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir" şeklinde ifade edilmiştir.
Somut olayda; davalılardan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu hakkındaki davada konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, ... aleyhine açılan davada ise haciz şerhinin terkinine karar verilmiş, yargılama giderlerinden davalı ... sorumlu tutulmuş ancak takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmasına rağmen bu giderden kimin sorumlu tutulduğu açıkça belirtilmemiştir.
Gerek hüküm fıkrasındaki açık olmayan ifade, gerekse davanın konusuz kalması halinde davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın yargılama giderlerinden de sorumlu tutulacağı hususu üzerinde durularak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun davanın açılmasına sebebiyet verip vermediği irdelenmeden yargılama giderlerinin tamamından davalı ... Başkanlığının sorumlu tutulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/14812, K. 2010/1058, 4 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama