KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/1519 E., 2009/2278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.03.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı genel yola çıkışı bulunmayan 165 ada 2 parsel sayılı taşınmazı lehine 165 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan geçit kurulmasını istemiştir.
Davalı ... temsilcisi, taşınmazın kamuya tahsisli olduğundan üzerinden geçit tesis edilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinden fen bilirkişisinin 08.04.2008 tarihli raporunda “A” harfi ile gösterilen yerden geçit oluşturulmuştur.
Hükmü davacı vekili ve davalı temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak geçit hakkı kurulması istemiyle açılmıştır.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken
komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5–3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilecekse, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Eldeki davada; mahkemece oluşturulan geçit 4 metre genişliğindedir. Taşınmazın tapu kaydındaki niteliği kerpiç kahvehane olarak kaydedilmiş olup, dosyadaki delillere göre davacı taşınmazı bina olarak kullanıldığından taşınmazın 4 metre genişliğinde geçite ihtiyacı olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece taşınmazın niteliği ve kullanım amacına göre geçit genişliği belirlenerek geçit kurulmasına karar verilecek yerde 4 metre genişliğinde geçit oluşturulması doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, eldeki veriler yeterli ise ek rapor düzenlettirmek, yeterli görülmediği takdirde yeniden keşif yaparak, yukarıda ki açıklamalar doğrultusunda geçit genişliği belirlemek ve sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır.
Açıklanan biçimde inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/1519, K. 2009/2278, 23 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama