KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/1812 E., 2009/2262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.8.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.5.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, müvekkili ile gerçek kişi davalıların murisinin toplam 7 adet tapu kaydında yanlış yazılan adının, baba adının, anne adının ve doğum tarihinin nüfus kaydına uygun biçimde düzeltilmesini istemiştir.
Davalı ..., davacının davasını ispatını istemiş, gerçek kişi olan davalılar ise davayı kabul etmişlerdir.
Mahkeme davayı kabul etmiştir. Hükmü davalı idare vekili temyiz itmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK’nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun
702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu bilgiler ışığında somut olaya bakıldığında;
1-Davacı ve gerçek kişi davalıların murisi olduğu iddia edilen ....Köyü 17 kütük sıra numarasında kayıtlı bulunan ... oğlu ...'in gerektiği takdirde davacıdan daha fazla tamamlayıcı bilgi
istenmek suretiyle vukuatlı aile nüfus kayıt tablosunun celbedilmeden hüküm kurulması,
2-Malikin anne adı ve doğum tarihi, tapu kaydında bulunması gerekli bilgiler olmadığı gibi tapu kütüğünde bunların yazılabileceği haneler de bulunmadığı göz önünde bulundurularak doğum tarihi ve anne adının düzeltilmesi istemine yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/1812, K. 2009/2262, 23 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama