KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/2117 E., 2009/3396 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 14.04.2008 gününde verilen dilekçe ile tevhit kararının tapuya tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, adlarına kayıtlı 151 ada 45 parsel ile davalıya ait 17 parsel numaralı taşınmazın Belediye Encümeninin 21.11.2006 tarih ve 11198 sayılı kararıyla tevhidine karar verildiğini, tapu sicil müdürlüğünün her iki parsel maliklerinin müşterek başvurusu gerektiğini belirterek tevhit işlemini yapmadığını belirterek encümen kararı ile onaylanan tevhit işleminin tapuya yazılması isteğinde bulunmuştur.
Davalı, duruşmalara katılmadığı gibi davaya cevap da vermemiştir.
Mahkemece, işlemin idari nitelikte olduğu ve adli yargı merciinin görevli bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
Dava konusu 151 ada 45 numaralı parsel 44 m2 olup davacılar adına paylı olarak, 17 parsel numaralı taşınmaz ise davalı adına kayıtlıdır. 45 parselin yola cephesinin yeterli olmaması sebebiyle inşaat izni verilmemiş, bu parselin yapılaşmaya uygun hale getirilmesi amacıyla, Belediye Encümeninin 21.11.2006 tarihli kararı ile İmar Kanunun 15 ve 16. maddeleri ve İmar Yönetmeliğinin 17. maddesi gereğince 17 parsel ile tevhidine ilişkin işlemin onanmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, tevhit işleminin idari nitelikte olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacıların başvurusu üzerine içeriği yukarıda açıklanan encümen kararı alınmış, ancak bu kararın gereğinin yerine getirilmesi istemi tapu sicil müdürlüğü tarafından reddedilmiş olmakla davacıların eldeki davayı açmakta hukuki yararları bulunmaktadır. O halde mahkemece, İmar Kanunun 15 ve devamı maddelerinde belirtilen idari işlemlerin tamamlanmış olduğu da gözetilerek tüm deliller değerlendirilmek suretiyle bir hüküm kurulması yerine yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/2117, K. 2009/3396, 18 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama