KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/287 E., 2009/1389 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 11.03.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, maliki bulundukları 91 ve 92 parsel sayılı taşınmazlar ile davalıya ait 90 parsel sayılı taşınmaz arasında kalan kadastro yoluna davalının elattığını ileri sürerek elatmasının önlenmesi istemişlerdir.
Davalı, kesin hüküm bulunduğu ve davayı köy tüzel kişiliğinin açabileceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kadastro yoluna elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Tekkeköy Kadastro Müdürlüğü’nün pafta örneğine göre 91 parsel sayılı taşınmaz ile 90 parsel sayılı taşınmaz arasında kadastro yolu bulunduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Tekkeköy Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2001/690Esas, 2002/305 Karar sayılı dosyasında davacı Şemsit Kılıç, davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği’nin köy yolu açmak yoluyla 90 parsel sayılı taşınmazına elatıldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi isteminde bulunmuştur. Anılan mahkemece, davacıya ait 90 parsel sayılı taşınmaza davalının krokisinde gösterilen 343,19m² kısmına elatmasının önlenmesine karar verilmiştir. Eldeki davada mahkemece hükme esas alınan
20.05.2008 tarihli fen bilirkişilerin raporunda, davalı 90 parsel sayılı taşınmaz malikinin kadastro yolundan 251,63m² kısmını tel örgü ile çevirerek taşınmazı ile bir bütün olarak kullandığını belirtildiği görülmüştür. Ayrıca, Tekkeköy Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2001/690Esas, 2002/305 Karar sayılı dosyasındaki dava konusu taşınmaz ile aynı taşınmaz olduğu ve kendi raporlarındaki hesaplamanın mülkiyet koordinatları paftası ile uyumlu olduğunu belirtmişlerdir.
Tekkeköy Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2001/690 Esas sayılı dosyanın eldeki dava için kesin hüküm oluşturmamakla birlikte, güçlü bir delil niteliğindedir. Kesinleşen bu karar ile dava konusu yerin davalı taşınmazı içerisinde kaldığı kanıtlandığından davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/287, K. 2009/1389, 6 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama