KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/3112 E., 2009/3909 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
241 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.02.2008 gününde verilen dilekçe ile men'i müdahale ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; men'i müdahale davasının kabulüne, tazminat davasının reddine dair verilen 21.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin oğulları olan davalıların, davacının 665 ve 666 parsel numaralı taşınmazlarına işgal edip zarar vermek suretiyle vaki müdahalelerinin men'ini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkeme, men'i müdahale davasının kabulüne, tazminata ilişkin davanın vazgeçme nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
Dava, mülkiyet hakkına dayalı men'i müdahale ve tazminat istemine ilişkindir.
Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce re'sen nazara alınması zorunludur.
Tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi ve tazminat davalarında mahkemenin görevi dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri ile istenen tazminatın toplamına göre belirlenir.
Somut olayda; dava dilekçesinde dava değeri 2000 YTL. gösterilmiş, aynı dilekçede haksız işgal tazminatı olarak 2000 YTL.nin davalılardan tahsili istenmiştir.
Bu durumda, dilekçede belirtilen değer yalnızca tazminat istemine ilişkin olup, dava konusu taşınmazların değerinin belirtilmediği anlaşıldığından mahkemece öncelikle dava değeri ve dolayısıyla mahkemenin görevli olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın esasına girilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/3112, K. 2009/3909, 30 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama