KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/3557 E., 2009/4290 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.10.2007 gününde verilen dilekçe ile tapulu taşınmaza müdahalenin önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul ile kısmen reddine dair verilen 17.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve davacı ... ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 15.10.2007 tarihli dilekçesiyle 766 parsel sayılı taşınmaza sınır komşusu olan davalının 757 sayılı parselden ekli aplikasyon krokisine göre ... bina yapmak ve 239,75 m2 kısmını kullanmak suretiyle müdahalesinin önlenmesini ve binanın kal'ini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile keşfen yapılan inceleme sonucu davalının keşif krokisinde A harfli 239,73 m2.lik davacı 766 parsel içersinde kalan nizalı kesmi davalının fiili kullanımı olmadığı nedeniyle bu kısma yönelik talebin reddine, ancak krokide B harfli 22,81 m2.lik kısım üzerinde davalının tecavüzlü binasının kal'i suretiyle müdahalenin önlenmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili ve davalı vekili kararı ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 683.maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkına dayalı müdahalenin önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
25.4.2008 tarihinde keşfen yapılan inceleme sonucu inşaat mühendisi bilirkişinin keşif raporu ve ek raporu gereğince tecavüzlü binanın dava tarihi itibariyle 5.930,60 YTL olup, nizalı kısmın zemin değirinin metrekaresi 10,00 YTL olduğu, buna göre 2.618,00 YTL değerinde olduğu belirtilmiştir. Bu
nedenle toplam dava değerinin HUMK.nun 8 maddesi gereğince davanın açıldığı tarihte sulh hukuk mahkemesinin görevini aşacak bir değerde olduğu açık olmasına rağmen mahkemece asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu kabul edilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/3557, K. 2009/4290, 6 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama