KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/3670 E., 2009/4487 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.05.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılar ..., ... Çeçmeli ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, maliki bulunduğu 326 parsel sayılı taşınmazının yola bağlantısı bulunmadığını ileri sürerek davalılara ait taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Mahkemece, 326 parsel yararına 486 ve 485 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
A-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
B-Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
2-Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilecekse, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
Somut olayda, davacının maliki bulunduğu 326 parsel yararına davalılar ait 485 ve 486 parsel sayılı taşınmazlardan geçit kurulmuştur. Mahkemece, davalılar, yargılama harcı ile vekalet ücreti ödemekle yükümlendirilmiştir. Geçit hakkı kurulması davalarında, davacı taşınmazının genel yola ulaşımın engellenmesinde, üzerinden geçit hakkı kurulmasına karar verilen taşınmaz maliklerine yükletilecek bir kusur bulunmamaktadır.
Çoğu kez geçit için belirlenen değeri de aşan yargılama giderlerinden, uygun yolun saptanmasında kişisel isteği önemli olmayan davalının sorumlu tutulması, fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi ile de örtüşmemektedir. Geçit hakkının tesisinde, taraf iradeleri dışında etkin olan nedenler gözetildiğinde, güzergahın saptanması için yapılan tüm yargılama giderleri ve yargılama giderleri içerisinde bulunan vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılması gerekir.
Bu olgu gözetilmeden davalıların yargı harcı ve vekalet ücretiyle sorumlu tutulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7.maddesi gereği hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/3670, K. 2009/4487, 9 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama