KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/3746 E., 2009/7173 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.09.2007 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, tayin olunan 09.06.2009 günü için yapılan tebligat üzerine gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 15.02.2005 tarih 97 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak dava konusu .... köyü, 178 parsel numaralı taşınmazda davalı adına kayıtlı 1/2 hissenin tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi hükmü gereğince, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”
İspat yükünün belirlenmesinde genel kural, iddiasını veya savunmasını bir olaya (vakıaya) dayandıran tarafın o vakıayı ispat etmesidir; çünkü, o taraf dayandığı olaydan kendi lehine sonuç çıkarmıştır. Taraf kendi lehine sonuç çıkardığı vakıanın doğruluğunu ispatlamalıdır.
Sonra somut olaya gelince; gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazın 1/2 hissenin davalı tarafından davacıya 43.000 YTL bedel ile satışının vaat edildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, bu bedelin ne kadarının davacı tarafından
davalıya ödendiği ve mahkemece depo edilmesi gereken bedelin ne miktar olması gerektiği hususundadır.
Davalı, davacının yalnızca 8.500 YTL ödemede bulunduğunu kabul etmiş, mahkemece de davacının iddia ettiği banka dekontlarıyla yapılan ödemelerin davalının savunmasının aksini davacının ispat edemediği gerekçesi ile davacı tarafça 8.500 YTL ödemede bulunulduğu kabul edilerek bakiye satış bedeli 34.500 YTL davacıya depo ettirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili 26.03.2008 tarihli cevap dilekçesinde, davacının banka dekontları ile ödemeler yaptığının doğru olduğunu, bu ödemelerin taraflar arasında aynı taşınmaz ile ilgili Erfelek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/43 Esas sayılı ön alım davasındaki anlaşmaların karşılığında yapıldığını belirtmiştir. Davalı taraf, banka dekontları ile ödenen parayı tahsil ettiğini kabul ettiğinden ancak bu ödemelerin ön alım davasındaki anlaşmaları nedeniyle yapıldığını savunduğundan bu ödemenin dayanağı anlaşmayı ispat yükü davalıya düşer. Bu duruma göre değerlendirme yapılarak sonuca gidilmelidir.
Mahkemece ispat yükü tersine çevrilerek yazılı nedenlerle davanın kabulü usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/3746, K. 2009/7173, 9 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama