KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/5476 E., 2009/6652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.03.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacının davasının reddine dair verilen 15.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, yayla olduğu iddia edilen çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile özel siciline işlenmesi istemi ile açılmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü, davacı Hazine temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı Hazine'nin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
2-Uyuşmazlık konusu taşınmazın imar planı içerisinde bulunduğu ve üzerinde bina yapılmak suretiyle tasarruf edildiği toplanan deliller ile sabittir.
4342 sayılı yasaya 5178 sayılı yasanın 5. maddesi, 5334 sayılı yasanın 1. maddesi ile eklenen geçici 3. maddenin ikinci fıkrası hükmünce "gerçek ya da özel hukuk kişileri adına tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan davalardan, taşınmazın emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydı ile vazgeçilir." hükmü getirilmiştir. Bu madde hükmü somut olaya ilişkin bir hükümdür.
Diğer bir anlatımla, somut olay bu madde hükmünün uygulanmasını gerekli kılar vaziyettedir. Sözü edilen hükme uygun biçimde rayiç bedel belirlenmiş olup bu bedelin Hazineye ödenmesi koşulu ile hüküm fıkrasının "Hazinenin davadan vazgeçmiş sayılmasına" sözcükleri ile düzenlenmesi
gerekir. Ayrıca, hüküm fıkrasında "depo edilen bedelin Hazineye ödenmesine" sözcükleride yer alacak şekilde şekillendirilmesi infazı kolaylaştırır nitelikte olacağından hüküm bölümünün yukarıya anılan biçimi ile formatlanması yasa koyucunun amacına daha uygun düşer. Belirtilen yönler bozma nedeni ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün, HUMK.nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/5476, K. 2009/6652, 29 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama