Davacı, askı ilan süresi içerisinde kadastro mahkemesine verdiği 16.06.2008 tarihli dilekçesi ile dava konusu 124 ada 2 sayılı parselin kadastro sırasında revizyon tapu kaydına göre noksan ölçüldüğünü, inşa etmiş olduğu binasının tespit dışı bırakıldığını beyanla kadastro tutanağının iptalini ve tapulu mülkü olan evinin adına tescilini istemiştir.Kadastro Mahkemesince, "124 ada 2 no'lu parselin davacı ve dava dışı müşterekleri adına tespit edildiği, kroki ve tutanaklardan anlaşıldığı üzere taşınmazın bir kısmının tespit dışı yol olarak bırakıldığı,
nizalı yer için tespit tutanağı düzenlenmediği nedeniyle mahkemenin görevsizliğine" dair verilen karar temyiz edilmeden kesinleşerek dosyanın sulh hukuk mahkemesine gönderilmesi üzerine mahkemece, tespit dışı bırakılan dava konusu yerler için tespit dışı bırakma tarihinden dava tarihine kadar 20 yıl geçmedikçe kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleşmediği nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava, kadastrodan önceki tapu kayıtlarına dayanılarak, kadastro çalışmaları sırasında yol olarak tespit dışı bırakılan taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
Davacı, kadastro öncesi tapuyla malik olduğu taşınmaz üzerine mahallinde aplikasyon yaptırarak bundan sonra taşınmaz üzerine 2 katlı ev inşa ettiğini beyan etmiş, 30.10.2008 tarihli keşif raporuna göre de, dava konusu edilen 2 katlı evin kadastro çalışmaları sırasında ölçüldüğü, ancak 124 ada 2 no'lu parselin alanı belirlenirken nizalı kısmın tespit dışı bırakıldığı,
teknik bir hata sonucu tutanağa bağlanmadığı açıklandığına göre, dava konusu taşınmazla ilgili davacının dayanağı tapu kaydı ve varsa tescil krokisi ile komşu parsel kayıtları ilgili yerlerden getirtilip uygulanarak Türk Medeni Kanununun 719.maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi gereğince davacının tapu kaydına kapsam tayini ve davacının payı ile sınırlı olarak inceleme yapılması gerekirken, noksan iceleme sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddin ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.