KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/5995 E., 2009/7118 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.07.2006 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 13.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı... Dipçin tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, 336 parsel sayılı taşınmazın kendisine, 335 parsel sayılı taşınmazın da davalılara ait olduğunu, davalı ....'in 335 parselde kot farkı oluşturacak şekilde arazi tesviyesi yapması sonucu toprak kaymasına neden olduğunu ve bu eylem nedeniyle iki parselin sınırında bulunan su arkının da ortadan kalktığını belirterek, parsele ve su arkına vaki elatmanın önlenmesi ile tesviye sonucu oluşan kayma nedeniyle meydana gelen tecavüzün önlenmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı... yönünden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş, hükmü davalı... vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
H.U.M.K’nun 417/1. maddesi uyarınca yargılama harç ve giderleri, kural olarak, davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. Davada her iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkeme yargılama giderlerini haklı çıkma oranına göre taraflar arasında paylaştırır(HUMK 417/1 2. cümle)
Somut olayda; mahkemece davalı... hakkındaki dava kısmen kabul edildiğine göre mahkemece davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kabul red oranına göre hüküm altına alınması gerekirken, kabul red oranını aşacak miktarının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus bozmayı ve yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün H.U.M.K. nun 438/VII.maddesi gereğince düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/5995, K. 2009/7118, 8 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama