KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/6036 E., 2009/7328 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.11.2005 gününde verilen dilekçe ile zemindeki yolun tespiti ile kadastro haritasına işlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, 239 parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, bu parselin çap kaydı içerisinde fiilen kullanılan yol bulunduğunu, ancak bunun kadastro haritasında gösterilmediğini, zeminde bulunan yolun tespiti ile kadastro haritasına işlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı köy, davaya karşı koymamış, davaya dahil edilen Hazine durumun yetkili mercilerden sorulması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, bilirkişinin 04.06.2007 tarihli krokisinde gösterilen yolun kadastro paftasına eklenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, Hazine temyiz etmiştir.
Bilindiği üzere yollar ya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerler ya da yetkili merciler tarafından yapılan tahsisle yine bu amaca uygun kullanılması zorunlu kamu malı niteliğinde taşınmazlardır. Türk Medeni Kanununun 999.maddesi hükmüne göre de özel mülkiyete tabi olmayan ve kamunun yararlanmasına ayrılan bu gibi taşınmazlar, tescili gerekli bir ayni hakkın kurulması söz konusu olmadıkça kütüğe tescil edilemezler. Sadece, kadastro haritasında gösterilmekle yetinilir.
Bu genel açıklamadan sonra, somut olaya gelince;
Davacıların eldeki davayı açmalarındaki amaç, 239 parselden yeni parsel oluşumunu gerektirmeyen bir ayrılmayı sağlamaktır. Tapu Sicili Tüzüğünün 74.maddesine göre böyle bir terkin gerekiyorsa, kütük sayfası taşınmaz malın diğer kısmı için olduğu gibi bırakılarak ayrılan parçanın yüzölçümü, ayırma tarihi ve yevmiye numarası ile ayırma nedeni taşınmaz malın yüzölçümü kısmında gösterilip, ayrılan kısmın miktarı ana taşınmaz miktarından düşülerek işlenir. Yine anılan maddeye göre, bu ... ve işlemleri yapacak merci ise tapu sicil müdürlüğüdür. Bir kimsenin, çapla malik olduğu taşınmazdan yukarıda söylenen ayırmayı sağlamak üzere dava açması gerekmez. Kısaca davacılar, idari mercide çözümünü talep edebilecekleri bir sorunu, mahkeme önüne getirmiştir.
Mahkemece, yapılan bu saptama gözetilerek HUMK.nun 7.maddesi hükmü gereğince açılan davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, çekişmenin esasının incelenip hükme bağlanması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/6036, K. 2009/7328, 11 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama