Davacı, 162 ada 10 parsel sayılı taşınmazının genel yola bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek, davalı ...’ye ait 162 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davacı taşınmazı yararına, teknik bilirkişinin 19.12.2008 tarihli raporunda yol-1 olarak gösterilen ve davalıya ait 8 parsel sayılı taşınmazdan geçen yerden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş, kararı davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK’nun 1.maddesi gereğince görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Diğer yandan, taşınmazların aynına ilişkin davalar münhasıran sulh mahkemelerinin görevini tayin eden 8.madde kapsamında da değildir. Bütün bunlar dışında taşınmazlara ilişkin görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır.
Geçit irtifakı kurulmasına ilişkin davalarda dava değerini davacı taşınmazı lehine kurulan geçit yeri ile ilgili olarak bilirkişilerce belirlenecek değer oluşturur. Eldeki davada, mahkemece geçit kurulan yerin değeri 6497,20. YTL olarak belirlenmiş ve geçit irtifak bedeli olarak da davalıya bu miktarın ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece geçit bedeli olarak hükmedilen bu bedelin dava tarihi itibarı ile Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırları üzerinde olduğu görüldüğünden, görevsizlik kararı verilecek yerde davanın esasının incelenerek karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 15.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.