İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/682 K.2009/4229

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.09.2001 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademe istek tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; tapu iptali ve tescil talebinin…

Esas2009/682Karar2009/4229Tarih3 Nisan 2009Okuma4 dk · 733 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/682 E., 2009/4229 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Nisan 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

733 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.09.2001 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademe istek tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, maddi tazminat talebinin kabulüne dair verilen 01.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile duruşmasız olarak bir kısım davalılar vekili Av.... tarafından istenilmekle, tayin olunan 31.03.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av.... ile karşı taraftan bir kısım davalılar vekili Av.... geldiler.

Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, biçimine uygun düzenlenmiş taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat ödetilmesi istemlerine ilişkindir.

Cevap veren davalılar, sözleşmenin ifa olanağı bulunmaması nedeniyle mülkiyet aktarımı istenemeyeceğinden davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacının tapu iptal ve tescil isteminin reddine, 230.000 YTL. olarak saptanan tazminatın sözleşmenin tarafı olan davalılardan tahsiline, diğer davalılar hakkında açılan davanın da reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı ve bir kısım davalılar temyiz etmiştir.

Çekişme konusu 388 parsel sayılı taşınmaz 90.000 m2’dir. Tapuda satış vaadinde bulunan davalılar ile diğer davalıların mirasbırakanları ... ... ve ... adına 1/2’şer paylı olarak kayıtlıdır. 28.11.1995 günlü satış vaadi

sözleşmesi kendi adına asaleten, ... ve ...’ün bir kısım mirasçıları adına vekaleten yapılmıştır. Dosyada yer ... diğer bilgi ve belgelerden kamulaştırma sonucu 388 parselin 4 ayrı parsele ifraz edilerek 1108, 1109, 1110 ve 1111 sayılı parsellerin oluştuğu, 1109 ve 1110 sayılı parsellerin kamulaştırılarak yola terk edildiği 58.744 m2 yüzölçümündeki 1108 parsel ile 19.008 m2 yüzölçümündeki 1111 sayılı parsellerin ise halen davalıların mirasbırakanları ... ... ile ... adına tapuda kayıtlı oldukları görülmektedir. Ortaklığın giderilmesi davası sırasında yapılan kıymet takdiri sonucu bilirkişilerce 1108 sayılı parsele 293.720 YTL., 1111 sayılı parsele ise 90.604 YTL. değer biçildiği anlaşılmaktadır.

Bu açıklamalardan sonra yanlar arasındaki çekişmenin esasına gelince;

Kayıt maliklerinden ... ..., 05.10.1971 tarihinde, ... ise 11.01.1960 tarihinde ölmüştür. Gerçekten, mevcut mirasçılık belgelerine göre terekeleri elbirliği mülkiyeti rejimine tabidir.

Elbirliği mülkiyetinde hiçbir ortak için tasarruf edebileceği pay söz konusu değildir. Mülkiyet hakkı elbirliği ile ortaklara aittir. Elbirliği mülkiyetine tabi bir eşya üzerinde hukuki işlemde bulunan taraf tüm malikler adına hareket etmişse (temsil yetkisi varsa) o hukuki işlem tüm ortakları bağlar. Fakat tüm malikler adına hareket edan tarafın temsil yetkisi bulunmamakta ise veya malikler işleme sonradan icazet vermemişse işlem bağlayıcı değildir.

İşlemi yapan tarafın (ortağın) ortaklığa dahil bir mal üzerinde tasarruf yetkisi de olamayacağından işlem ancak borçlandırıcı işlem olarak (sözleşmeyi yapan ortak bakımından) hüküm ve sonuç meydana getirir. Buna rağmen ortaklık tasfiye edildiğinde her ortak kendisine düşecek tasfiye payına ilişkin olarak borçlandırıcı işlemlerde bulunabilir. Örneğin; bir mirasçı miras şirketinin tasfiyesi halinde kendisine isabet edecek miras payını bir başkasına satmayı vaad edebilir.

Bu gibi durumlarda sözleşme bir taahhüt sözleşmesi olarak geçerlidir. Ancak sözleşmenin ifası elbirliği mülkiyetinin sona ermesi halinde istenebilir. Fakat, elbirliği ortaklarının biribirlerine yaptıkları satış geçerlidir. Zira bu durumda bir ortağın tasfiye payı azalmakta veya kalmamakta bu pay elbirliği mülkiyetinin diğer ortağının tasfiye payına ilave edilmiş olmaktadır.

Eldeki davada, davacı ..., ... ... ile ...’ün mirasçıları arasında yer almadığından 28.11.1995 tarihli satış vaadi sözleşmesi de her iki mirasbırakanın mirasçılarının tamamı tarafından yapılmadığından bu aşamada sözleşmenin ifa olanağı yoktur. Mahkemece, bu durumun saptanarak davacının mülkiyet aktarımı isteminin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygundur.

Az yukarıda sözü edildiği üzere 28.11.1995 günlü sözleşmenin ifa olanağı olmadığı, davacı vaat alacaklısının, alacağını elde edemediğinden dolayı ademi ifa nedeniyle bir zarara uğradığı açıktır. BK’nun 96. maddesindeki “Alacaklı hakkını kısmen veya tamamen istifa edemediği taktirde borçlu kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bundan mütevellit zararı tazmine mecburdur” hükmü uyarınca da zararın tazmini gerekir. Bu tazminatın nedeni borçlunun taahhüdünü ihlal etmesidir. Borçlunun taahhüdü genellikle bir akte dayanır. Onun için buna (akdi tazminat), borçlunun sorumluluğuna da (akdi sorumluluk) denilir. O yüzden, satışı vaat olunan taşınmazın 2/3’üne karşılık gelen değeri 230.000 YTL.nin ödenmesinden satış vaadinde bulunan davalılar paylarına göre sorumludur.

Mahkemece yapılması gereken iş; konusunda uzman bilirkişilere dosyada yer ... mirasçılık belgelerinden yararlanılarak her bir davalının sorumluluk payını hesaplatmak, 230.000 YTL.den bu pay oranında her bir davalıyı ayrı ayrı yükümlü tutmak olmalıdır. Mahkemenin yapılan bu saptamayı bir yana bırakarak infazı olanaksız biçimde hüküm tesisi açıklanan nedenle doğru olmamıştır.

Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, 625.00’şer lira Yargıtay duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak birbirlerine verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 03.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/682, K. 2009/4229, 3 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/682
Karar No
2009/4229
Tarih
3 Nisan 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/682 K.2009/8704
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/684 K.2009/5339
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/686 K.2009/4226
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/686 K.2009/2022
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/688 K.2009/2025
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/689 K.2009/8702

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.