KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/6888 E., 2009/7742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.07.2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliğine dair verilen 04.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı köy tüzel kişiliği kadim köy mera ve yaylasına davalı köy tüzel kişiliğinin el atmasının önlenmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece taşınmazın bulunduğu mahalde kadastro çalışmaları yapıldığından ve genel mahkemelerin görevi tapulama tutanağı düzenlenmekle sona ereceğinden, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak da tutanak düzenlenip, malik hanesinin nizalı bırakıldığından bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı köy tüzel kişiliği keşifte belirlenen ve buna göre düzenlenen 16.11.2007 tarihli bilirkişi raporu ve krokiye göre 2297 dönümlük bir arazinin kadim hak üzerine kendi köylerine ait mera olduğunu ileri sürerek davalı köyün bu meraya el atmasının önlenmesini istemiştir.
Dava tarihinden sonra çalışmaya başlayan kadastro ekibi 133 Ada 113,115,116,117 ve 15 parsel numaraları ile belirlenen taşınmazların eldeki davaya konu taşınmazlar olduğunu kabul etmek suretiyle tutanakların münazaalı olduğunu belirlemiştir.Açılan dava için çizilen krokide belirlenen taşınmaz yüzölçümü ile kadastro çalışmalarında eldeki dava ile ilişki kurulduğu anlaşılan ve yukarıda parsel numaraları belirtilen taşınmazların toplam alanları
birbirinden çok farklılık göstermektedir. Eldeki dava yaylada kullanmaya ilişkin kadim hakkın kime ait olduğu hususuna ilişkin olup, taşınmazın mülkiyeti ile ilgili bir uyuşmazlık olmadığından mutasarrıflığa (kullanma hakkına=meradan intifaya) ilişkin davalar 3402 sayılı Kadastro Kanununun 25/son maddesi hükmünce yenilik doğurucu hüküm almayı gerektirdiğinden, aidiyet belirleme kadastro mahkemesinin görev alanı dışındadır.
Buna göre mahkemece işin tamamı hakkında görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Kadastro Müdürlüğünden bölgeye ait kadastro paftası getirtilerek uzman bilirkişi marifetiyle 2297 dönümlük uyuşmazlık konusu meranın haritada hangi parsellere isabet ettiği tespit ettirilerek uyuşmazlık konusu olmayan yerler için kadastro müdürlüğüne gereği yapılmak üzere müzekkere yazılmak ve 2297 dönüm dava konusu yer hakkında kadim hakka dayalı tasarrufun hangi köyde olduğunun belirlenmesi için çekişmenin esası incelenerek sonucuna uygun bir karar vermek yerine yazılı bazı gerekçelerle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/6888, K. 2009/7742, 22 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama