KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/7130 E., 2009/7911 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.01.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi gereğince; müdahalenin men’i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak harç alınır. Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK’nun 1.maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir.
Diğer yandan, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı davalar münhasıran sulh mahkemelerinin görevini tayin eden 8.madde kapsamında da değildir. Bütün bunlar dışında gerek harç sorununun, gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır. Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan 28.11.2007 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin 75.000,00 YTL olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece belirlenen bu değere göre davaya bakmak sulh hukuk mahkemesinin değil, asliye hukuk mahkemesinin görev alanında kalmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.3.2006 günlü ve 2006/14-91-115 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Yukarıda açıklandığı üzere, dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile dosyanın asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi gerekirken davanın esası hakkında hüküm kurması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/7130, K. 2009/7911, 25 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama