İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/7155 K.2009/10002

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.06.2006 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin terkini, birleşen dosyada ... tarafından .....aleyhine itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne…

Esas2009/7155Karar2009/10002Tarih29 Eylül 2009Okuma4 dk · 855 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/7155 E., 2009/10002 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Eylül 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

855 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.06.2006 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin terkini, birleşen dosyada ... tarafından .....aleyhine itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen 29.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı (birleşen dava davalısı) vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 29.09.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı(davalı) ...... vekilleri Av......ve Av..... geldiler.

Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, 96, 105, 108, 249 ve 236 sayılı parsellerin tapu kaydında mevcut ipotek şerhinin vekalet aktinin kötüye kullanılarak tesis edildiği iddiasına dayalı ipotek şerhinin terkini istemine ilişkindir.

Birleştirilen davada ise, ipotek alacaklısı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibine itirazın iptalini istemiştir.

Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davacı ve birleşen davanın davalısı.... temyiz etmiştir.

Gerçekten, 07.06.2006 günlü ipotek akti davacı ve birleşen davanın davalısının vekili ... vasıtasıyla kurulmuştur. .... ile vekil ... arasındaki 25.07.1996 tarihli vekaletnamede vekile bir sınırlama olmaksızın ipotek sözleşmesi yapma yetkisinin verildiği görülmektedir. .

Asıl davada, davalılar arasındaki ipotek sözleşmesinin vekâlet görevi kötüye kullanılarak düzenlendiğini ileri sürdüğünden burada öncelikle Borçlar Kanununun temsil ve vekâlet ilişkisini düzenleyen hükümleri üzerinde durulmalıdır. Gerçekten, vekâlet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranma yükümlülüğünden doğar.

Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu olarak benimsenmiş ve yasanın 390. maddesinde vekilin müvekkiline karşı vekâletini iyiniyetle ifa ile mükellef olduğu hükme bağlanmıştır. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve gerçek iradesine uygun hareket etmek, onu zararlandırıcı her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Türk Medeni Kanununun 3. maddesi anlamında iyiniyetli ise yani vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen bütün özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa vekil ile yapılan sözleşme vekil edeni bağlar ve geçerlidir. Bu gibi durumlarda vekil vekâlet görevini kötüye kullanmış olsa dahi bu sorun vekil ile vekâlet eden arasında nihayet bir iç sorun olarak kalır.

Somut olayda davacı ipotek borçlusu, vekil olan davalı ...’ün amcası ve üvey babasıdır. Vekil ile ipotek lehtarı ve davacı ipotek borçlusunun oğlu ........ arasında ticari ilişkiler bulunmaktadır. İpoteğin var olan ticari ilişkilerin yürütülmesini teminen kurulduğu, bu ilişkilerin varlığından da davacı ve davalı ipotek borçlusu...’in haberdar olduğu dosya kapsamından anlaşıldığından burada ipoteğin vekalet akdinin kötüye kullanılarak tesis edildiğini kabule olanak yoktur.

1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre, ipotek şerhinin terkinine ilişkin asıl davanın reddedilmiş olması da usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden ipotek borçlusu ...’in asıl davayla ilgili temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.

2-İpotek borçlusu ve karşı davanın davalısı ...’in birleştirilen davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Birleştirilen dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibine itirazın kaldırılmasına ilişkindir. Takibin dayanağı olan 07.06.2006 tarihli ipotek aktinin çerçevesini tayin eden resmi akit tablosu içeriğinden ipoteğin, 500.000.TL. ile sınırlı ileride gerçekleşecek veya gerçekleşmesi muhtemel olan bir alacağın teminatı olarak tesis edildiği görülmektedir. Bu haliyle ipotek, azami meblağ (üst sınır ipoteği) ipoteğidir. Türk Medeni Kanununun 851 ve 881. maddelerinde ifadesini bulan azami meblağ (üst sınır) ipoteğinde alacağın ulaşacağı miktar önceden belirsiz olduğundan taşınmazın ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosunda gösterilen limitle sınırlanabilir. Türk Medeni Kanununun 875.maddesinde belirtilen ve ipotekle

teminat altına alınan ana borç, gecikme faizi, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan borcun toplam miktarının bu limiti aşması olanaklı değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.05.1989 tarihli ve 1989/11-294 E. – 1989/378 K. Sayılı kararında da yukarıdaki kural benimsenmiştir. Bu kural uyarınca üst sınır ipoteğinde alacak bakımından bir üst sınır tespit edilerek teminatın kapsamı saptanmaktadır.

Bu şekilde rehin edilen alacağın tutarı değil, ipotekli gayrimenkulün sorumlu olduğu üst miktar belirlenmektedir. O halde teminat, alacağı ve alacaklı icra takibi yapmışsa takip giderleri ile temerrüt faizlerini, üst sınıra kadar sınırlamaya tabi olmaksızın sağlamaktadır. Bu bakımdan üst sınır ipoteği kurulurken akit tablosuna üst sınır belirlenmesi yapıldıktan sonra “ bu meblağa ilaveten” denilmek suretiyle ilave yapma olanağı bulunmamaktadır. Yapılsa da geçerli sayılmaz.

Kısaca, ipoteğin üst sınır ipoteği olması durumunda borçlu sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olmak üzere sorumludur. Diğer taraftan taşınmaz malikinin ödeme iddiası varsa bu iddianın da yazılı delille kanıtlanması zorunludur.

Bütün bu açıklamaların sonucu doğrultusunda mahkemece birleştirilen dava bakımından yapılması gereken iş; ipotek, azami meblağ (üst sınır) ipoteğine ilişkin bulunduğundan, resmi akit tablosundaki sözleşme hükmü gözetilmek suretiyle alacaklının ipotekle teminat altına alınan anapara alacağını taraflardan delillerini isteyip toplayarak bulmak, anapara dışında istenebilecek gecikme faizi ile icra takibi bulunduğundan, takip giderlerini gerek duyulursa bilirkişiye hesaplatmak, bunların toplamını ipotek akit tablosunda gösterilen limiti aşmamak koşuluyla takibin bu miktarla sınırlı olarak devamına karar vermek ve icra inkar tazminatı istemini de buna göre değerlendirerek birleşen davayı sonuçlandırmak olmalıdır.

Bütün bu yönlerin gözetilmemesi doğru olmadığından karar birleşen dava yönünden bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlere göre ipotek borçlusu davacı ve davalının asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2). bentte belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, 625.00 TL. Yargıtay duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak asıl davanın davacısına verilmesine, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 29.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/7155, K. 2009/10002, 29 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/7155
Karar No
2009/10002
Tarih
29 Eylül 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/7156 K.2009/8679
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/7162 K.2009/8280
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/7163 K.2009/8281
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/7163 K.2009/10318
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/7164 K.2009/10319
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/7165 K.2009/5950

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.