KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/7948 E., 2009/8184 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.05.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, biçimine uygun düzenlenen 13.07.2001 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılar, 25.07.2006 tarihli duruşma tutanağına geçirilen beyanlarında satışın gerçek olduğunu, davaya karşı çıkmadıklarını belirtmiştir.
Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Gerçekten, 13.07.2001 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde vaat borçlusu olarak dava dışı ... ...’nin imzası bulunmaktadır. Kısaca, dava dışı ... ..., davalıya ait yine dava dışı kooperatifteki 676 ada 1 parsel sayısını alan taşınmazın satışı vaadinde bulunmuştur.
Taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinde, vaat borçlusu ileri de yapılacak asıl sözleşme ile (taşınmaz satışı) sözleşme konusu taşınmazın zilyetlik ve mülkiyetini vaat alacaklısına devredecek olan gerçek veya tüzel kişi ya da kişilerdir. Kural olarak vaat borçlusunun satış sözleşmesinin yapıldığı tarihte tapuda kayıtlı taşınmazın maliki olması gerekmez ise de ferağ icbar davasının açıldığı tarihte taşınmaza kayden malik olması veya somut uyuşmazlıkta olduğu gibi davayı kabul etmesi gerekir. Bu gibi durumlar söz konusu değilse ancak o zaman dayanılan satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağından bahsolunamaz.
Eldeki davaya gelince; az yukarıda sözü edildiği üzere davalılar 25.07.2006 tarihli duruşma tutanağına geçirilen sözlerinde sonuç bakımından davaya karşı çıkmamış, davayı kabul etmiştir. HUMK.nun 92. maddesine göre kabul, iki taraftan birinin diğerinin neticei talebine muvafakat etmesidir. 95. maddeye göre de kabul, kati bir hükmün hukuki sonuçlarını meydana getirir.
Yukarıdan beri yapılan açıklamalara göre, mahkemece davanın kabul edilmesi yerine davada dayanılan 13.07.2001 günlü sözleşmede vaat borçlusu olarak davalıların imzalarının bulunmadığından bahisle dava reddolunduğundan karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/7948, K. 2009/8184, 30 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama