KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/8016 E., 2009/8494 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.04.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava konusu 492 parsel numaralı taşınmaz maliklerinden .... ve ...’nın isimlerinin nüfus kayıt bilgilerine uygun olarak düzeltilmesini ve tapuda kayıtlı olmayan ... kızı ... ...’in malik olarak yazılması isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Bu tür bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bundan ayrı Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde ortaklardan herhangi biride tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca davanın başka bir dava sebebiyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da olanaklıdır. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti bulunduğu kabul edilir.
Somut olayda; dava konusu 492 parsel numaralı taşınmaz 1967 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında tapuda yazılı malikleri adına paylı
mülkiyet hükümleri gereğince tescil edilmiştir. Dosyada mevcut nüfus aile kayıt tabloları ve mirasçılık belgelerine göre davacı, İbrahim oğlu İrfan mirasçısı olup, kayıt maliki olarak yazılması istenilen Süheyla’nın mirasçısı olmadığı gibi, kayıt maliki ....ve ... sağ olarak görünmektedirler.
Her ne kadar davacı dışındaki malikler ve mirasçıları davaya muvafakat ettiklerini bildirip vekaletname sunmuş iseler de yukarıda açıklandığı üzere eldeki davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir.
Bundan ayrı Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörülmüş olup elbirliği mülkiyetinde ortaklardan herhangi birinin de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebileceği öngörülmüştür ancak eldeki davada elbirliği mülkiyeti bulunmadığından anılan hükmün de uygulanma olanağı yoktur.
Belirtilen nedenle davacının miras bırakanı dışındaki malikler ile ilgili istem yönünden dava ehliyeti bulunmamaktadır. Mahkemece resen dikkate alınması gereken husumet konusu üzerinde durulmadığından karar açıklanan bu sebeple bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/8016, K. 2009/8494, 6 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama