KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/8329 E., 2009/11422 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.07.2006 gününde verilen dilekçe ile şahsi hakka dayalı müdahalenin meni, kal ve eski hale getirme istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 20.10.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. .... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, kişisel hakka dayalı projeye aykırılıkların elatmanın önlenmesi suretiyle giderilmesi ve eski hale getirme istemlerine ilişkindir. Davalı, 5731 m2 yüzölçümündeki 1274 ada 1 sayılı parsel üzerindeki 28 numaralı iş yerinin işleticisi olduğunu, bu işyerine ilişkin bütün işlerin çarşı yönetiminin verdiği yetkiye dayalı olarak yapıldığını, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dava kabul edilmiş, onaylı projede otopark olarak gösterilen ancak davalı tarafından zemini yükseltilen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen kısmın projeye uygun hale getirilmesine karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden çekişmeli yerin bulunduğu 1264 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapuda dava dışı ... Şirketi adına “arsa” niteliğinde kayıtlı olduğu, kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmaksızın üzerine muhtelif işyerleri yapıldığı bu iş yerlerinin adi yazılı sözleşmeyle tarafların kullanımına terk edildiği anlaşılmaktadır. Kısaca hem davacı, hem de davalı şirket 1264 ada 1 sayılı parseldeki işyerlerinde şahsi hak sahibidir.
Davacının dayandığı adi yazılı 19.01.2001 günlü sözleşmenin 7.2 ve 12. maddelerine bakıldığında, kullanmayla ilgili olarak yönetim planı ve site yönetimi tarafından konulan kurallara uyma taahhüdünde bulunduğu görülmektedir. Davalı ise 28 numaralı işyeri ile ilgili tüm işlemlerin çarşı yönetiminin kendisine verdiği yetkiye dayanarak yaptığını savunmaktadır.
Gerçekten yönetimin 07.04.2005 tarihli ve 20 numaralı kararında, davalıya o karardaki koşullara uyulması suretiyle bazı iş ve işlemleri yapmak üzere yetki verdiği anlaşılmaktadır. O halde davalının yapmakla yetkili olduğu iş ve işlemler 07.04.2005 tarihli karar ve aynı mahiyetteki 04.04.2005 günlü protokolle getirilen şartlarla sınırlıdır.
Bu durumda mahkemece, her iki tarafta da çarşı ile ilgili tüm işlemlerin çarşı yönetiminin yetkisi ve koyduğu kurallar doğrultusunda gerçekleştirileceğini kabul ettiklerinden yerinde yeniden bilirkişiler marifetiyle keşif yapılmalı, davalının yaptığı iş ve işlemlerin 07.04.2005 tarihli yönetim kararına uygun olup olmadığı bilirkişilere incelettirilmeli, yönetim kararına aykırı yapılan iş ve işlemler varsa dava bilirkişilerin saptayacakları aykırılıklarla sınırlı olmak üzere kabul edilmelidir. Değinilen hususlar bir yana bırakılarak infazda tereddüt doğuracak şekilde davanın eksik araştırma ve incelemeyle kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/8329, K. 2009/11422, 22 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama