İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/8556 K.2009/10352

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.06.2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i, birleşen dava ile temliken tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair…

Esas2009/8556Karar2009/10352Tarih5 Ekim 2009Okuma5 dk · 951 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/8556 E., 2009/10352 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Ekim 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

951 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.06.2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i, birleşen dava ile temliken tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 24.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar (birleşen dava davacılar) vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Asıl dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi kal ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.

Karşı davada Türk Medeni Kanununun 724. ve 729. Maddelerine dayanılarak tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat isteminde bulunulmuştur.

Mahkemece asıl davanın kabulüne, davacıların evlerini yaptıkları ve ağaçları diktikleri yıllarda davalı-davacı ...’in malik olmadığı, davacıların işgalci durumunda oldukları, bu sebeple Türk Medeni Kanununun 723, 729. maddelerindeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle karşı davacıların tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.

Hüküm karşı davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

Türk Medeni Kanununun 684. ve 718. maddeleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzi (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, yasa koyucu bu tür taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi Türk Medeni Kanununun 722, 723, 724, 729.maddelerinde özel olarak düzenlemiştir.

Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasına tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve tamamlayıcı parçası niteliğinde yapı yapılması halinde koşullar mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini, mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir.

Malzeme sahibinin Türk medeni Kanununun 724 ve 729.maddelerine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır.

Öncelikli koşul malzeme sahibinin iyiniyetli olmasıdır. Öngörülen iyiniyet Türk Medeni Kanununun 3.maddesinde hükme bağlanan sübjektif iyiniyettir. Bu ise, malzeme sahibinin elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesi veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşılık bilebilecek durumda olmasını ya da yapıyı yapmakta, bitkiyi dikmekte haklı bir sebebinin bulunmasını ifade eder.

Malzeme sahibinin tescil istemi ile açtığı davada iyiniyetin varlığı iddia ve savunmaya bakılmaksızın mahkemece re’sen araştırılmalıdır. 14.02.1051 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi olay ve karinelerde durumun özelliklerine göre kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğu açık olunan malzeme sahibinin tescil talebinde bulunması mümkün değildir.

Çünkü bu gibi durumlarda kötüniyet karşı tarafın ispatı gerekmeden belirlenmiş olur. Ayrıca iyiniyet inşaatın başladığı andan tamamlandığı ana kadar devam etmelidir.

Diğer bir koşul yapının ve bitkilerin zeminden açıkça daha fazla değer taşıması, yapı ve bitkilerin bulunduğu arazi parçası taşınmazın bır kısmı üzerinde kalıyorsa bu yerin ana taşınmazdan ifrazının mümkün olması gerekir. İfraz mümkünse arsa değeri yalnız bu kısma göre, aksi halde tamamının değerine göre bulunmalıdır. Bazı Yargıtay kararlarında vurgulandığı üzere inşaatın kaldırılmasının arazi ve malzemeye vereceği zarar, kaldırılmasıyla malzeme sahibinin elde edeceği yarardan daha fazla ise inşaatın kaldırılması fahiş bir zarara yol açar.

Ayrıca, iptale konu olacak zemin bedeli arsa sahibine ödenmek üzere depo ettirilmeli, önceden ödenen bedel var ise bu miktar ödenecek miktardan mahsup edilmelidir.

Açıklanan koşulları taşıyan yapı, bağ veya bahçe sahibi yasanın kendisine tanıdığı bu kişisel hakkını ancak yapı yapılırken, bitkiler dikilirken taşınmazın maliki kim ise ona ya da külli haleflerine karşı kullanılabilir. Taşınmaza sonradan malik olan kişiye karşı bu kişisel hak ancak yapı sahibini bu haktan mahrum bırakmak amacıyla arsa sahibi ile el ve işbirliği içinde olduğu iddiası ile ileri sürülebilir.

Somut olayda, karşı davacılar dava konusu 27001 ada 1 parsel sayılı taşınmazın zilyetliğini davalının akrabası ...’den 1990 yılında devraldıklarını, 1994 ve takip eden yıllarda ev yapıp ağaçlandırdıklarını, davalı ... oğlu ...’ın bunu bildiğini onay verdiğini, iyiniyetli olduklarını ileri sürmektedirler.

Antalya Tapu Sicil Müdürlüğünün dosya içerisindeki 29.06.2006 tarihli yazısı ekinde gönderilen tapu kaydına göre, dava konusu 27001 ada 1 sayılı imar parselinin geldisinin 343 sayılı kadastro parseli olduğu, bu parselin 08.07 1991 tarihinde davacı ... oğlu ... adına hükmen tescil edilmiş olduğu, 22.05.2001 tarihinde ise imar uygulaması nedeniyle kapatılarak 4027, 4055 ve 4071 sayfadaki imar parsellerine gittiği, 4027 sayfadaki imar parselinin ise dava konusu 27001 ada 1 sayılı parsel olduğu ve 22.05.2001 tarihinde davacı ... oğlu ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.

Dosya içerisindeki tedavüllü tapu kayıtlarına göre, dava konusu 27001 ada 1 sayılı imar parselinin 343 sayılı kadastro parselinden geldiği, Antalya Tapu Sicil Müdürlüğünün 05.07.2007 tarihli cevabi yazısı ekindeki imar krokisine göre de dava konusu 27001 ada 1 sayılı imar parselinin büyük kısmının 343 sayılı kadastro parseli kapsamında kaldığı açıkça anlaşılmasına ve davalıların (karşı davacıların) da aksi yönde yönde bir iddiası bulunmamasına rağmen aynı yazıda dava konusu imar parselinin 99 sayılı kadastro parselinin sınırları içerisinde kaldığı belirtilmiştir.

Mahkeme kararının gerekçesinde de bu belirtmeye istinaden “. 27001/1 sayılı parselin geldisi olan 99 no’lu parselin…” “…99 parselin şu anda imarla oluşan ... 27001/1 parselin fiilen olduğu yer olduğu…” şeklinde tespitlere yer verilmiştir. Bu şekilde dava konusu 27001 ada 1 sayılı imar parselinin geldisinin 99 sayılı kadastro parseli mi yoksa 343 sayılı kadastro parseli mi olduğu hususunda kuşku yaratılmış, kuşkular giderilmeden hüküm kurulmuştur.

Ayrıca, birleşen davanın davacılarının Türk Medeni Kanununun 724. ve 729. maddeleri gereğince öncelikli tapu iptali ve tescil istemleri hakkında hüküm fıkrasında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği görülmüştür.

Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş.

99 ve 343 sayılı kadastro parsellerinin kadastro çapları ve tedavüllü tapu kayıtları ile bu parsellerin imar uygulamasına tabi tutulduğunu gösteren imar cetvellerini getirtmek, kadastro mühendisi ve hukukçu bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak gerekirse taşınmaz üzerinde yeniden keşif yapmak suretiyle dava konusu 27001 ada 1 sayılı imar parselinin hangi kadastro parselinden geldiğini kuşkuya yer bırakılmayacak şekilde belirlemek,

durum açıklığı kavuşturulduktan sonra gerek davacının talepleri gerekse davalıların (birleşen davanın davacılarının) Türk Medeni Kanununun 724. ve 729. maddelerine dayalı gerek temliken tescil, gerekse tazminata ilişkin talepleri konusunda yukarıda belirtilen ilkeler de gözetilerek bir karar vermek olmalıdır.

Yazılı şekilde, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda yazılan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 05.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/8556, K. 2009/10352, 5 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/8556
Karar No
2009/10352
Tarih
5 Ekim 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/8558 K.2009/11622
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2009/8563 K.2009/7790
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/8564 K.2009/7787
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/8566 K.2009/8883
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/8567 K.2009/8524
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/8570 K.2009/8609

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.