İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/9421 K.2009/10948

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.11.2008 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi…

Esas2009/9421Karar2009/10948Tarih14 Ekim 2009Okuma3 dk · 528 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/9421 E., 2009/10948 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Ekim 2009
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

528 kelime·3 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.11.2008 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, Kula ilçesi Sandal Köyünde bulunan tarla vasıflı 1026 parsel sayılı taşınmazdaki davalının hissesine düşen ve krokide gösterilen 500 m2 payını 19.11.1999 tarihli noter satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını belirterek tapu iptali ve tescil istemiştir. Davalı, cevap dilekçesi ve ilk oturumdaki imzalı beyanı ile davayı kabul etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.

Burada öncelikle 19.11.1999 tarihinde yapılan satış vaadi sözleşmesinin hüküm meydana getirip getirmeyeceği üzerinde durulmalıdır. Gerçekten 19.07.2005 tarihinde yayımlanarak yürürlüğü giren 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8.maddesinde bölünmez büyüklük kavramına yer verilmemiş, bu kavram daha sonra anılan yasada değişiklik yapan 09.02.2007 tarihli ve 5578 sayılı Yasanın 2.maddesiyle getirilmiştir.

Davada dayanılan 19.11.1999 tarihli sözleşme, 5578 sayılı Kanunun yürürlüğünden önceki bir tarihi taşıdığından ve bu tarihte bölünmez büyüklük miktarı yasada öngörülmediğinden, davacı 19.11.1999 günlü sözleşmeye dayanarak tescil isteminde bulunabilir.

Zira 09.03.1988 tarihli ve 1987/2-860 Esas, 1988/232 Karar sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında vurgulandığı üzere herhangi bir yasa veya düzenleyici hüküm o yasanın yürürlüğe girdiği andan itibaren hukuksal sonuç meydana getirir. Değişik bir anlatımla yürürlüğe giren yasa yürürlük tarihinden önceki olaylara uygulanmaz. Medeni Hukuk açısından bu duruma yasaların geriye yürümemesi ilkesi denir.

Ancak belirtilmelidir ki, yeni yasa veya düzenleyici kural devam etmekte olan uyuşmazlıklarda tamamlanmamış hukuki durumlara, yasanın derhal yürürlüğe girme niteliğinden dolayı uygulanacak ve hukuki sonuçlar doğuracaktır. Kuşkusuz yeni yasada yürürlükle ilgili ayrık ve özel bir hüküm de bulunabilir. Böyle bir durum söz konusu ise, kanun koyucu iradesini yeni çıkan yasanın geçmişteki olaylara da uygulanması doğrultusunda gösterdiğinden yeni çıkan yasa yürürlüğünden önceki olaylara da uygulanır. Dolayısıyla, eldeki uyuşmazlıkta dayanılan satış vaadi sözleşmesinin 19.11.1999 tarihini taşıması nedeniyle 5578 sayılı Yasanın getirdiği bölünmez büyüklük miktarı uygulaması mümkün değildir.

Ancak, 3194 sayılı İmar Kanununun 18/son maddesi hükmü gereğince; veraset yoluyla intikal eden, kanun hükümlerine göre şuyulandıran, kat mülkiyeti uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm sanayi ve depolama amacı ile yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yoluyla satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları ve satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz.

Hukuk Genel Kurulunun 03.02.1993 tarihli ve 688-30 sayılı kararında değinildiği üzere sözü edilen madde ile getirilen sınırlandırmalar, imar uygulamasına geçilmeyen yerlerdeki çarpık yapılaşmayı önleme amacına yöneliktir. Daha açık bir ifade ile bir yerde tasdikli uygulama imar planı yoksa bu alanlardaki yasadaki ayrık durumlar hariç her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parsellerin hisselere bölünerek satış vaadi sözleşmeleri ile satımı olanaksızdır.

Yasanın amir hükmüne rağmen satış vaadinde bulunulmuş ise sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemez. Dava konusu Sandal Köyünde bulunan tarla nitelikli taşınmazın bulunduğu alanda tasdikli imar planı bulunmadığından 3194 sayılı Yasanın 18/son maddesi hükmü gözetilerek davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 14.10.2009 günüNde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/9421, K. 2009/10948, 14 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/9421
Karar No
2009/10948
Tarih
14 Ekim 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/9421 K.2009/18083
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/9422 K.2009/10923
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/9422 K.2009/18084
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/9423 K.2009/18082
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/9424 K.2009/10494
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/9424 K.2009/18081

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.