İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/9961 K.2009/11122

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.06.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından…

Esas2009/9961Karar2009/11122Tarih19 Ekim 2009Okuma5 dk · 1.008 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/9961 E., 2009/11122 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ekim 2009
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.008 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.06.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, müvekkilinin murisi ...'ın hissedar olduğu 574 ada 1 parsel, 575 ada 1 parsil ve 578 ada 1 parsel tapularında yazılı olmayan baba adının ... şeklinde tapu kaydına eklenmesini istemiştir.

Davalı idare vekili davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir.

Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.

Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK’nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.

Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.

Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.

1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.

2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.

3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.

5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.

Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.

Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.

Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.

Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;

1- Davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Davacı vekili imar suretiyle oluşan 574/1, 575/1 ve 578/1 numaralı tapu kayıtlarında hissedar görünen ...'ın tapuda yazılı olmayan baba adının tapu kaydına yazılmasını istemiştir.

Tapu maliki ... ile davacının irsi bağlantısını gösteren bir veraset ilamı veya aile nüfus kayıt tablosu dosyada yoktur. Davacı ile murisin irsi bağlantısı tesbit edilmeden davaya devam edilmesi doğru değildir.

Ayrıca her üç tapu kaydının da geldisinin 348 parsel olduğu ve Şile Arazi Kadastro Hakimliğinin 1959/294 esas, 1961/125 karar sayılı kararı ile oluştuğu anlaşılmaktadır.

Sözü edilen ilama göre; 348 parsel sayılı taşınmaz tevsian 24 hisse itibarı ile 4 hissesinin ... oğlu ... ve birerden 4 hissesininde ..., ..., ... ve ... ve 4 hissesinin ... ve 3'er den 12 hissenin de ... oğlu ..., ..., ... ve ... oğlu ... adlarına tesbit veçile tapuya tesciline karar verilmiştir.

Kararın dayanağını teşkil eden ve tapu sicil müdürlüğünün 13.01.1961 (dosyadaki yazı 13.1.1960 tarihli) tarihli yazısında 1288 zilhicce tarih, 102 nolu tapunun ..., ..., ... ve ... adına kayıtlı olduğu bildirilmiştir. Sözü edilen tapu "Valideleri ... mahlulundan meccanen ve mütesaviyen intikal" suretiyle ..., ..., ... ve ... adına kayıtlıdır.

Adlarına 1'erden 4 hisse tesciline karar verilen ..., ..., ... ve ...'den ..., ... ve ... mirasçılarının 574/1, 575/1, 578/1 sayılı parsel tapularında kendi murislerinin isimlerinin düzeltilmesi talebiyle ayrı ayrı dava açtıklarını, dairemizin 2009/9962, 2009/9961, 2009/9963 esas nolu dosyalarının incelenmesinden anlaşılmaktadır.

Eldeki dosyada keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişiler, davayı doğrulamışlar, tapu hissedarlarından ...'nın baba adının ..., soyadının ... olduğunu, hissedarlardan ...'nin ... ile kardeş olduğunu, onunda baba adının ..., soyadının ... olduğunu, ...'ın baba adının ... olduğunu ve ...'nın babası ... ile ...'ın babası ...'in kardeş olduklarını, ... ve ...'nın ölmesi sonucu dava konusu yerlerin mirasçılarına geçtiğini ... ve ...'nin ailesine ... ailesi diye hitab edildiğini anlatmışlar, bunlardan mahalli bilirkişi ..., ...'ın da ... ailesinden geldiğini duyduğunu söylemiştir.

Bunun dışında ...'ın soyadı ile ilgili bir bilgi verilmemiştir. Kaldı ki, davacının bu konuda bir talebi de yoktur. Dava konusu imar parsellerinin geldiği olan 348 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kayıtları dosyada mevcut değildir.

Ayrıça, dosyadaki nüfus kaydından anlaşıldığına göre Şile ... köyü cilt 16, hane 29'da nüfusa kayıtlı ... ...'nın ... adında bir kardeşi yoktur. ... kızı ... ve ... kızı ... kardeş olmakla birlikte annelerinin adı ... olup, bu isimde 348 parselin tescil dayanağı olan Zilhicce 1288 tarih 102 numaralı tapu kaydının iktisap sebebi ile örtüşmemektedir.

Bu durumda mahkemece, öncelikle davacı ile tapu maliki ...'ın irsi ilişkisini gösteren veraset ilamı veya aile nüfus kayıt tablosunun temin edilerek irsi ilişki ispat edilmediği takdirde aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, sözü edilen irsi bağlantının kurulması halinde, dava konusu olan 348 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı ile,

davacılara sorulacak bilgi doğrultusunda isimlerinin düzeltilmesi istenen ... ve ...'nin babaları ile ...'ın babası ...'in kardeş olup olmadıklarını gösterecek biçimde ... ve ...'in alt üst soylarına ait vukuatlı aile nüfus kayıt tabloları celbedilerek tanık sözlerinin denetlenmesi ve yazılı kayıtlarla tanık ifadelerini ve dayanak Zilhicce 1288 tarih 102 numaralı tapu kaydının iktisap sebebi ile nüfus kayıtları arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Diğer taraftan davacı vekili 1.6.2009 günlü dava dilekçesinde, tapu kayıtların da hissedar görünen ... ile Şile Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/129-495 esas ve karar numaralı veraset ilamında ismi geçen ... oğlu ...'ın aynı kişi olduğunun tesbiti istemiş keşif mahallinde ise ...'ın babasının adının ... olduğunu söyleyerek tapudaki kaydın bu şekil düzeltilmesini istemiştir. Yani davacı vekilinin soyadı düzeltilmesi ile ilgili bir talebi mevcut değildir. Mahkemece talep olmadığı halde tapu kaydına soyadının yazılmasına karar verilmesi de doğru görülmediğinden hükmün belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir.

Kabul biçimine göre, hüküm sonucunda gerekçeye ait cümlelerin tekrarlanması da HUMK.nun 388.madde hükmüne aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 19.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/9961, K. 2009/11122, 19 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/9961
Karar No
2009/11122
Tarih
19 Ekim 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/9961 K.2009/9466
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/9961 K.2009/18339
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/9962 K.2009/12458
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/9962 K.2009/9446
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2009/9962 K.2009/11123
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/9962 K.2009/18338

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.