KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/10173 E., 2010/11262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.05.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 2318 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında murisinin “... oğlu ...” şeklinde yazılı olan kimlik bilgilerinin “... oğlu ...” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Eldeki davada, nüfus müdürlüğünden getirtilen kayıtlar arasında ... ve ... oğlu, 1917 doğumlu ... isminde bir kişinin daha bulunduğu, zabıta aracılığı ile yapılan araştırma ile de tapu kayıt maliki ile davacı murisinin aynı kişi olmadıkları, ... oğlu ... isminde bir kişinin daha önce yaşadığı tespit edilmiştir. Davacı tanıklarından ... ise Davacının babasının adının “...”, dedesinin adının ise “... “ olduğunu, davacı ile babasının isimlerinin benzediğini beyan ettiği görülmüştür.
Mahkemece yapılan araştırmalar sonucunda kayıt maliki ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir kişinin daha mevcut olduğu anlaşılmış olup bu nedenle davanın reddi gerekirken mahkemece mülkiyet nakline sebep olacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/10173, K. 2010/11262, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama