KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/10196 E., 2010/13110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.10.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil ve tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; bozma ilamına uyularak, tazminat isteminin reddine, tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne dair verilen 09.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 30.11.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı ... vekili Av.... ile karşı taraftan davalı ...
İnş. Ltd. Şti. vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, ... ve ... ile birlikte adi ortaklık kurmak suretiyle dava dışı arsa malikleri ile 26.09.1996 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, sözleşme uyarınca B Blok 1, 2, 5, 6, 7, 15 ve 16 numaralı bağımsız bölümlerin yarı yarıya kendisi ile ... 'e bırakılmasının kararlaştırıldığını, ancak; ... 'in bunlardan 1, 5, 7, 15 ve 16 numaralı bağımsız bölümleri kurduğu ve %99 payının sahibi olduğu davalı şirkete danışıklı olarak ve kendisine ait payı kaçırmak amacıyla devrettiğini ileri sürerek, bu bağımsız bölümlerinin 1/2 payının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davalı şirketle sözleşme yapmadığı ve davalının pasif dava ehliyeti bulunmadığından bahisle davanın reddine dair verilen karar Dairemizce özetle "...tapu maliki davalı şirkettir, davanın ona yöneltilmesi doğrudur. İşin esasına girilmesi gerekir..." gerekçesiyle bozulmuştur.
Davacı bozma ilamından sonra 1 mumaralı bağımsız bölüme ilişkin davasından vazgeçtiğini, 5, 6 ve 7 numaralı bağımsız bölümler üçüncü kişilere satıldığından bu bağımsız bölümlerinin karşılığında 75.000.00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, 15 ve 16 numaralı bağımsız bölümlerin 1/2 payının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, 1 numaralı bağımsız bölüme ilişkin davanın vazgeçme nedeniyle reddine, 5, 6 ve 7 numaralı bağımsız bölümlere ilişkin tazminat isteminin, davacının davalı şirketle sözleşmesinin bulunmadığı, talep ettiği tazminatı dayanak sözleşmesinin tarafı olan ... 'ten talep edebileceği gerekçesiyle reddine, 15 ve 16 numaralı bağımsız bölümlere ilişkin açtığı davanın kabulü ile 1/2 payının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmişlerdir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir. Ancak;
2-Harçlar Yasası uyarınca reddedilen kesim nedeniyle davacıdan maktu, kabul edilen kesim nedeniyle de davalıdan nispi karar harcı alınması gerekirken davacının yatırmış olduğu harç miktarının, davalının yatırması gereken harç miktarından mahsup edilmesi doğru doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/10196, K. 2010/13110, 30 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama